Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1394 E. 2026/10331 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1394
Karar No
2026/10331
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1426 Esas, 2025/2219 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı üzerine, Yargıtay Hukuk Genel kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda, direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; davalıya ait Bursa ili, Karacabey ilçesi, ... Mahallesi 2 21... parsel sayılı taşınmaz hakkında acele el koyma kararı verildiğini ileri sürerek taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ve yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, tarla niteliğinde olduğu düşünülse dahi Karacabey ve Nilüfer ilçe verilerinin esas alınmaması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının en fazla %4 ve objektif değer artışının yüksek uygulamasının yerinde olacağını belirterek kısmi kamulaştırmada değer kaybının raporda dikkate alınmasını savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli ve 2017/143 Esas, 2018/539 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 05.06.2018 tarihli ve 2017/143 Esas, 2018/539 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli ve 2019/276 Esas, 2021/2510 Karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın ilçe merkezindeki bir mahallede bulunması ve konumu gereği %50 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli ve 2019/276 Esas, 2021/2510 Karar kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; aynı kamulaştırma kapsamında Dairemiz denetiminden onanmak suretiyle geçen dosyalar incelendiğinde Karacabey İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2017 yılı verilerine göre münavebeye esas alınan, dolmalık biber ve arpacık soğanda minimum ve maksimum verilere göre dekera ortalama verim miktarlarının 5750 kg ve 1500 kg olarak hesaplanmak suretiyle, metrekare birim fiyatının 50,42 TL/m² olarak tespit edildiği anlaşıldığı halde, eldeki davada aynı değerlendirme yılı itibarıyla gerekçesi açıklanmadan dolmalık biber ve arpacık soğanın kg başına dekara verim miktarlarının 50 00... kg belirlenerek, metrekare birim fiyatının 45,42 TL/m² kabulü ile eksik bedele hükmedilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2023 tarihli 2022/3815 Esas, 2023/305 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince metrekare birim bedelinin 45,42 TL/m² olarak belirlendiği, karara esas raporda hiç objektif değer artışı uygulanmadığı tespit edilerek davalı tarafın istinafın başvurusunun kabulü ile %50 oranında objektif değer artışı yapılarak metrekare birim bedelinin 68,13 TL/m²ye çıkartıldığı ve yeniden hüküm kurulduğu, Özel Dairenin yeniden belirlenen kamulaştırma bedeli dikkate almaksızın bozma kararı verdiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2023 tarihli ve 2022/3815 Esas, 2023/305 Karar sayılı direnme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemenin direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Dairemizin bozma kararı usul ve kanuna uygun bulunarak temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.07.2025 tarihli ve 2023/5-8 59... /421 Karar sayılı Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılan inceleme sonucunda; sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti amacıyla yapılan hesaplamada, değerlendirme yılı olan 2017 yılı Karacabey İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre münavebeye esas alınan dolmalık biber ve arpacık soğan ürünlerinin minimum ve maksimum olarak belirtilen kg başına dekara ortalama verim miktarlarının aritmetik ortalamaları olan 5750 kg ve 1500 kg üzerinden hesaplanarak metrekare birim fiyatının 50,42 TL/m² olarak belirlenmesi gerekirken, hatalı veriler olan 5000 kg ve 1300 kg üzerinden hesaplanarak metrekare birim fiyatının 45,42 TL/m² olarak belirlenmesinin doğru görülmediği, hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

E. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sulama kaynağı tam olarak gösterilmeden sulu arazi kabul edilerek kapitalizasyon faizi oranının %4 olarak alınmasının doğru olmadığını, üretim giderlerinin ürün gelirinin 1/3' ü nispetinde uygulanmasının doğru olmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konumu, çevresel gelişimi, fiili kullanım durumu ve kamulaştırmanın taşınmaz üzerindeki etkileri dikkate alındığında; uygulanan %50 oranındaki objektif değer artışının taşınmazın gerçek değerini yansıtacak seviyede olmadığı, tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değer tespitinde kullanılan kapitalizasyon faiz oranının da taşınmazın bulunduğu bölge, gelir potansiyeli ve ekonomik koşullar dikkate alındığında taşınmaz aleyhine sonuç doğuracak şekilde belirlendiği, bu haliyle gerçek kamulaştırma değerine ulaşılmasını engellediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1394, K. 2026/10331, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1394-e-2026-10331-k-28ebc01f958b