Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9312 E. 2025/13087 K. – Arsa Paylarının
Konu: Arsa Paylarının Düzeltilmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9312
- Karar No
- 2025/13087
- Karar Tarihi
- Konu
- Arsa Paylarının Düzeltilmesi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/259 Esas, 2025/1060 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/914 Esas, 2024/1285 Karar
Taraflar arasındaki arsa paylarının düzeltilmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın bir kısım davacılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; arsa paylarının değerleri ile orantılı olarak tahsisini ve arsa paylarının bu yönde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ...ve ...vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin dava konusu taşınmazda malik olduklarını, davacı tarafın adı geçen taşınmazda arsa paylarının yanlış tahsis edilmiş olduğunu ifade ederek açılmış olan davayı kabul etmediklerini, müvekkillerinin tapu kaydında gözüken arsa paylarında herhangi bir hatanın bulunmadığını, somut olayda müvekkillerinin maliki olduğu B bloğun davacıların maliki olduğu A bloğa göre daha elverişli konumda olduğunu, A bloğun 12... bağımsız bölümden oluştuğunu, B bloğun ise 4 kat ve 3 bağımsız bölümden oluşan müstakil bir bina olduğunu, A blokta bulunan bir dairenin B bloktaki bir daire ile eş olmasının mümkün olmadığını, B blokta bulunan 3 dairenin değerinin A bloktaki dairenin değerinden daha fazla olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, dosyada alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğunu, uyuşmazlığın teknik ve uzmanlık gerektiren tespitlere muhtaç olduğunu, ancak yerel mahkemece bilirkişi raporlarının göz ardı edilerek, soyut gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın reddine ilişkin gerekçesinin herhangi bir hukuki dayanağının bulunmadığını, arsa payının düzeltilmesi davasının, mülkiyet hakkına dayandığını, ayni hakkın tespitine ilişkin olmasından dolayı da herhangi bir zamanaşımı ya da hak düşürücü süreye tabii olmadığını, bilirkişi raporlarının yetkin ve uzman bilirkişilerce hazırlandığını ve raporlar arasında herhangi bir çelişki bulunmamasına rağmen, davanın reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda, değerlendirmenin kat irtifakı tesisi tarihine göre yapıldığına ve dava konusu taşınmazdaki bağımsız bölüm metrekarelerinin kat irtifakına esas proje dikkate alınarak hesap edildiğine ilişkin somut veri bulunmadığı gibi kat mülkiyetinin ve irtifakının kurulduğu 1988 tarihinde bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan, bu nedenle arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığı, dava konusu taşınmazlarda 1988 yılında kat mülkiyeti ve irtifakı kurulduğu dikkate alındığında aradan geçen süre zarfında taşınmazda arsa paylarına herhangi bir itiraz olmadığı, bağımsız bölümlerin, kat mülkiyeti ve kat irtifakı kurulduğu tarihteki değerlerinin yukarıda açıklanan unsurları ve bu belirlemeye göre tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltilmesi gereken bir yanlışlık olduğu bilirkişi kurulunca açıkça saptanmadığına göre, herhangi bir değerlendirme ve gerekçe içermeyen soyut ve genel ifadeli bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağından, mahkemenin davanın reddine karar vermesinin doğru olduğu gerekçesiyle bir kısım davacılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davacı ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa paylarının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davacılar vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Bir kısım davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.