Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8963 E. 2025/15095 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8963
- Karar No
- 2025/15095
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/986 Esas, 2024/1360 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/180 Esas, 2024/84 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait davaya konu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 ada 4 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 221 sayılı Kanun kapsamında kaldığından Eyüp 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/152 Esas, 1963/484 Karar sayılı kararı ile tapusunun iptal edilerek Hazine adına tesciline karar verildiğini, davacıların 221 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesine göre 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açmadıklarını, bu nedenle hakdüşürücü sürenin geçtiğini, bu taşınmazın 1954 yılında fiilen askeri alan olarak kullanılmaya başlandığını, fiilen kamu hizmetine tahsis edildiğini, bu alan içerisinde herhangi bir özel yapılaşma veya tarımsal faaliyette bulunulmadığını, ...olarak kullanıldığını belirterek belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, taşınmazın gerçek karşılığının belirlenmediğini, değer kaybını önleyecek bir faize hükmedilmesi gerektiğini, aksi hâlde, ise faizin anayasal faiz olacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, husumetin hatalı olduğunu, faizin ıslah tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, taşınmazın idare adına tescil edildiği tarihin değerlendirme tarihi olarak kabul edilmemesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi hükmedilen bedelin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, Anayasa Mahkemesinin 04.08.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı ile 221 sayılı Kanun iptal edilmiş olduğundan davada uygulama yerinin bulunmadığı, davanın niteliği nazara alınarak hükmedilen faizin ve dava tarihinden itibaren işletilmesinin yerinde olduğu, Mahkemece iade kararı gereği işlem yapılarak karar verildiği belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davaya konu taşınmazın kadastro tespiti ile davacılar murisi adına 19.03.1959 tarihinde tescil edildiği, davaya konu taşınmaza 1954 yılında el atıldığı ve dava konusu taşınmazın Eyüp 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/152 Esas ve 1963/484 Karar sayılı kararı ile 221 sayılı Kanun'un 1 inci ve 7 nci maddeleri uyarınca Hazine adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
3. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.