Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8898 E. 2025/17155 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8898
- Karar No
- 2025/17155
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3655 Esas, 2025/790 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1132 Esas, 2023/365 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 14... ve 8 parsel, 1 17... parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ile ilgili oluşturulan Kıymet Takdir Komisyonu’nun belirlediği ve davalıya teklif ettiği irtifak hakkı kamulaştırma bedeli yeterli olup, bu bedelin arttırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığını, mahkeme tarafından tespit edilen kamulaştırma bedelinin fahiş bir bedel olduğunu, Kıymet Takdir Komisyonunun rayiçlere uygun olarak belirlediği bedel ile arasında çok fazla fark bulunduğunu, emsal olarak kabul edilen taşınmazların, dava konusu taşınmaza kıyasen uygulanma imkânının farklı özelliklerde olmaları nedeniyle söz konusu olmaması gerektiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde tesis edilen Enerji Nakil Hattı, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’ne uygun olarak tesis edildiğini, bu sebeple taşınmazda değer düşüklüğüne yol açmadığını, taşınmazın metrekare birim fiyatının da fahiş olarak hesaplandığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkile ait taşınmaz ile birbirine yakın olan diğer taşınmazlara uygulanan objektif değer artışı ile müvekkile ait taşınmaz için uygulanan objektif değer artışı arasındaki afaki farkların hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkil tarafından fındıklık olarak kullanıldığını, yapılan kamulaştırma neticesinde müvekkile ait taşınmaza giriş çıkışlar ve makine ile arazi üzerinde işlem yapılabilmesinin zorlaştığını, bilirkişiler tarafından müvekkile ait taşınmaz üzerinde yapılan kamulaştırma sonrası kalan kısmın değer azalış oranının %4,53 olarak belirlenmesinin hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkile ait taşınmaz ile aynı bölgelerde bulunan ve müvekkilin taşınmazına göre ulaşımın daha zor imkanlarla sağlandığı taşınmazlara biçilen metrekare birim fiyatlarının bilirkişiler tarafından müvekkile ait taşınmaz için hesaplanan değerlerden çok daha yüksek kaldığını, yerel mahkemece verilen kararın eksik ve hatalı incelemeler neticesinde tesis edildiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kapama fındık bahçesi ve tarla niteliğindeki taşınmazların olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4,5 kapitalizasyon faizi ile %110 objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, bu suretle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malların niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumları ve enerji nakil hattı güzergahları dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılıklarının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.