Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8504 E. 2025/15061 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8504
Karar No
2025/15061
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1818 Esas, 2025/649 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Dörtyol 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/9 Esas, 2022/38 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi irtifak hakkı bedellerinin tespiti ile bu hakların davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 906, 992, 9 94... parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma konusu daimi irtifak hakkı bedellerinin tespiti ve bu hakların müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlardan 906 parsel sayılı taşınmazın 1/1000'lik uygulama imar planı içerisinde yer aldığını, belediye hizmetlerinden yararlandığını, 992, 9 94... parsel sayılı taşınmazların doğalgaz boru hattının geçmesi nedeniyle ifraz edildiğini, bu nedenle taşınmazlarda değer kaybı olduğunu belirterek kamulaştırma bedelinin belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu daimi irtifak hakkı bedellerinin tespiti ile bu hakların davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, dava konusu taşınmazların vasfının arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazların arsa niteliğini kabul anlamına gelmemekle birlikte; emsal değerlendirmesinin hatalı olduğunu, emsal alınan taşınmazın uygun emsal olmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kamulaştırma fark bedelinin 3 er aylık vadeli hesaba yatırılıp karar kesinleştiğinde nemalandırılarak davalıya ödenmesine karar verildiğini, yine aynı fark bedele 4 aylık süre de davanın sonuçlanmadığından bahisle dört aylık süre sonundan karar tarihine kadar yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiğini, bu şekilde aynı bedelin iki defa faizlendirilerek davalıya ödenmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, 904 parsel numaralı taşınmazın ifraz kararıyla 4 e bölündüğünü ve dava konusu taşınmazların oluştuğunu, her birine ayrı ayrı bedel tespitinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların tamamı kamulaştırıldığından değer düşüklüğü oranından bahsedilemeyeceğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, emsal taşınmazdan düzenleme ortaklık payı kesintisi olarak %40 oranı düşürüldüğüne dair dosya içerisinde herhangi bir kayıt olmamasına rağmen dava konusu taşınmaz üzerinden bahse konu kesintinin yapılmasının hatalı olduğunu, kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın boru hattı içerisinde kalması sebebiyle irtifak hakkı tesisine karar verildiği taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek, somut emsal olarak Hatay ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 896 parsel sayılı taşınmazın 03.03.2014 tarihli satışının alındığı, emsal satışın özel amacı olmayan satış olduğu yapılan kıyaslama neticesinde metrekare değerlerinin belirlendiği ve kamulaştırma bedelinin hesaplandığı bilirkişi kurulunca belirlenen metrekare birim fiyatında herhangi bir isabetsizlik görülmediği, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu daimi irtifak hakkı bedellerinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/8504, K. 2025/15061, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-8504-e-2025-15061-k-ce734fcdef09