Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8079 E. 2026/2572 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmazlar Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8079
- Karar No
- 2026/2572
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmazlar Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4259 Esas, 2025/764 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/185 Esas, 2024/285 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... ve ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı, davalı ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 183 70... (yeni 457 74... ) ve 183 53... parsel sayılı taşınmazların imar planlarında sağlık tesisi ve resmi kurum alanı olarak ayrılmış olduklarından kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... ve ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; düşük bedele hükmedildiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf değişikliğine muvafakatlerinin bulunmadığını, dahillerinin bulunmadığı plandan sorumlu olmadıklarını, kamulaştırmasız elatmanın bulunmadığını, taşınmazda tasarrufta bulunabilindiğini, 5 yıllık sürenin dolmadığını, husumetin kendilerine düşmediğini, bedelin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; lehe vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma yada takas cihetine gitmeyen davalı idarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle İdarenin eyleminin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunan kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığı için yeterli bulunduğu her türlü izahtan vareste olduğunu, 457 74... parsel sayılı taşınmazda davacı paydaş olup ...’nın 06.04.19 95... /334 sayılı Encümen kararı ile S.8 Nolu Düzenleme Sahası adıyla yapılan 3194 sayılı Kanun'un 18 inci madde uygulaması ile 183 70... parsel olarak "sağlık tesisi alanı" niteliğiyle tescil edildiği ancak aynı alanla ilgili daha sonra ...'nın S.454 Nolu Düzenleme Sahası adıyla tekrar 3194 sayılı Kanun'un 18 inci madde uygulaması yaptığı ve bu kez 457 74... parseli alarak tapuya tescil edildiği, uygulama imar planında "ilköğretim alanı" olarak ayrıldığı ve dava tarihi itibarıyla bu durumunu muhafaza ettiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince kamulaştırmasız hukuki el atmanın gerçekleştiğinin kabulü yerinde olup, yine 183 53... parsel sayılı taşınmazda davacı paydaş olup ... Belediye Başkanlığının 06.04.19 95... /334 sayılı Encümen kararı ile S.8 Nolu Düzenleme Sahası adıyla yapılan 3194 sayılı Kanun'un 18 inci madde uygulaması ile "resmi kurum alanı" olarak tahsis edildiği, daha sonra ...'nın S.389 Nolu Düzenleme Sahası adıyla tekrar 3194 sayılı Kanun'un 18 inci madde uygulaması yaptığı ve önceki niteliğinin korunduğu, ne var ki uygulama yapan ... Belediye Başkanlığınca usulüne uygun şekilde kamulaştırma işlemi yapılmadığı ve bu haliyle davacının mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, arsa niteliğindeki taşınmazın tazminat miktarının emsal karşılaştırması suretiyle belirlenmesinde, tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde ve taşınmazlardaki davacı adına olan hisselerin tapusunun iptali ile Maliye Hazinesi ve ... adına tescilinde; taşınmazlara davalı ... ile ... tarafından fiilen el atılmadığı dikkate alınarak harcın ve vekâlet ücretinin maktu olarak hesaplanmasında ve davalılardan ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık görülmediğinden istinaf başvuralarının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı idareler ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsallerinin dikkate alınmadığını, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiği hususlarını ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekarar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekarar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekarar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi, 457 74... parsel sayılı taşınmazın geldisinin 1990 yılından beri kamuya tahsis edilmiş olması nedeniyle 5 yıllık sürenin de sona ermiş olduğu gözetildiğinde alınan rapor uyarınca bedelinin sorumlu davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre, usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmazlardaki davacı hissenin iptali ile tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tüm hisselerin tesciline karar verilmesi hususu kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı, davalı ... ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE
2. Kamu düzeni uyarınca temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) nolu bendinin, ikinci ve üçüncü paragraflarında yeralan “taşınmazın” kelimelerinin çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı olmak üzere “taşınmazdaki davacı hissesinin” ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.