Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7958 E. 2025/16060 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7958
- Karar No
- 2025/16060
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/206 Esas, 2025/505 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/46 Esas, 2024/348 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 29 01... (eski 1286) parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında eğitim tesis alanı olarak belirlenmesi nedeniyle dava konusu taşınmazdan tam ve gereği gibi yararlanamadığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğu, dava şartı yokluğu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddini, esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, ülkedeki 2021 yılından bu yana olan enflasyon verileri ve bölgenin emlak sektöründe yaşadığı değer artışı dikkate alınmaksızın yapılan belirlemenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerek taşınmazın konumu ve emlak piyasasındaki gerçek değeri gerekse davacıların taşınmazdan 50 yılı aşkın süredir yararlanamamaları dikkate alındığında belirlenen bedelin mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, ülkedeki mevcut enflasyon durumu dikkate alınarak taşınmazın gerçek değerinin tespiti gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davayı açmadan önce idari başvuru yapılması dava şartı olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girerek davanın kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı idare harçtan muaf olduğu hâlde, yargılama gideri adı altında idare aleyhine harca hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, idare tarafından taşınmaza herhangi bir fiili el atma bulunmadığını, davanın idare mahkemesinde açılması gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, idare tarafından tespit edilen .. Mahallesi 29 07... parsel ve .. Mahallesi 17 69... parsel sayılı taşınmazların emsal olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarındaki muhdesat hesaplarını, hesap hatalarını ve emsal olarak seçilen taşınmaza göre hesaplama yapılmasının kabul edilemeyeceğini, mahkemece takyidatların bedele yansıtılmasına karar vermesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın takyidatlardan âri şekilde Hazine adına okul alanı olarak tesciline karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın harç yatırmadan bedel artırım talebinde bulunamayacağını, davacı vekili lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararda hükmedilen faize, faiz oranlarına ve faiz başlangıç tarihlerine de itiraz ettiklerini, dava dilekçesiyle talep edilen miktar için dava tarihinden bedel artırım dilekçesiyle artırılan miktar için bedel artırım tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, mahkemece dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 29 01... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün 2018 yılında onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında "Eğitim Tesis Alanı" olarak ayrıldığı, taşınmazın sonradan yapılan 1/1000 ölçekli Revizyon İmar Planında ise "ilkokul alanı ve yol" olarak planlandığı, her ne kadar taşınmaza fiili olarak el atılmamış ise de davalı idare tarafından 2019 yılında onaylanan imar planının kesinleşmesinden itibaren 5 yıllık süre içinde dava konusu taşınmazın kamulaştırılması yönünde herhangi bir işlem yapılmadığı, davalı idarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulünün yerinde olduğunu, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve hüküm altına alınan bedele dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı idare vekili dava dışı hissedarlar olan .. .. ile .. .. .. isimli kişiler davacı olmadıkları hâlde, bu kişilerinde hissesinin hesaplandığını belirtmiş ise de mahkemece adı geçen kişilerin paylarına isabet eden tazminat bedelleri dışlanarak hüküm kurulduğundan, davalı idare vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davalı idare vekili taşınmazı üzerinde bulunan yapıların hatalı değerlendirildiğini bildirmiş ise de taşınmaz üzerinde yapı bulunmadığından dosya kapsamına uygun olmayan bu yöndeki istinaf itirazlarının dikkate alınmadığı belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında ilkokul ve yol olarak ayrıldığı ve dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.
4. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava ve bedel artırım dilekçelerindeki talep de aşılmak suretiyle kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizi ile tahsili yönünde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
6. Hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacılar payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) (1) numaralı bendinde yer alan '' kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizi'' ibaresinin hükümden çıkarılmasına yerine '' yasal faizi '' ibaresinin yazılmasına,
b)Vekâlet ücretine ilişkin (6) numaralı bendinde bulunan "849.821,33 TL" ibaresinin çıkarılması, yerine “ 30.000,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.