Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7082 E. 2025/16372 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7082
Karar No
2025/16372
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2987 Esas, 2025/814 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/563 Esas, 2022/426 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 07... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, dava konusu taşınmazın kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, münavebeye alınan ürünlerin yörenin mutat tarım ürünleri olmadığını, değerlendirmenin hatalı yapıldığını, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinde şeker pancarının münavebe sistemde yer almadığının tespit edildiği, arpanın da ise sulu tarımda yapıldığına dair maliyetlerinin yer almadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bilirkişi raporuna yansıyan nitelikleri itibariyle sulu arazi olarak değerlendirilmesi, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaz yönünden % 4 kapitalizasyon faiz oranı uygulanması, dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümünde, tarımsal bütünlük bozulmamakla birlikte, hızlı tren projesi nedeniyle, kamulaştırmadan arta kalan bölüme, tarım alet ve makinelerinin geçişinin güçleşeceği ve bu parçada değer azalışı meydana geleceğinden bahisle, değer azalışı verilmesi gerekirken (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2017/4402 Esas, 2018/16616 Karar; 2007/2562 Esas, 2007/5763 Karar) verilmediği görülmüşse de, bu konuda davalının istinafı olmadığından aleyhe değerlendirilmediği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.20 19... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı uyarınca davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin yerinde olduğu, bununla birlikte 27.11.2020 tarih ve 31317 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, Anayasa Mahkemesi'nin 16.07.2020 tarihli 2018/104-2020/39 sayılı kararı ile 7139 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesinin değiştirilen sekizinci fıkrasının; dördüncü cümlesinin ve yedinci cümlesinin kısmen iptaline karar verilmiş olup, bu karar uyarınca, bedelin tamamının davalıya derhal ödenmesi gerekiyor ise de, ilk derece mahkemesi kararının, miktar itibariyle daire kararı ile kesinleşeceği ve 3'er aylık vadeli hesapta bulunan miktarın kararın kesinleşmesi ile birlikte davalıya ödeneceği anlaşıldığından, bu hususun düzeltme nedeni yapılmadığı anlaşılmakla, davacı idare vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 07... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

4. Hüküm fıkrasında kamulaştırılan taşınmazın parsel numarasının sehven hatalı gösterilmesi infazda tereddüt yaratacağından bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2. Kamu düzenine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) ve (4) numaralı bentlerinde yer alan "45 parsel" kelimesinin hükümden çıkartılması, yerine "145 parsel" kelimesinin yazılması, suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7082, K. 2025/16372, T. 08.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-7082-e-2025-16372-k-1a70cd6a0d49