Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6766 E. 2026/3539 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6766
- Karar No
- 2026/3539
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2534 Esas, 2025/545 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 34. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/527 Esas, 2023/412 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik,süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankara ili, ..., ... Mahallesi 75 12... parsel sayılı 27.418,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın maliki ve hissedarı olduğunu, taşınmazın içinde bulunduğu bölgenin 5 etaptan oluşan ... Vadisi 1, 2, 3, 4 ve 5. Etaplar Konut ve Çevre Geliştirme Projesi olarak bilinen Kentsel Dönüşüm Projesinin 1. ve 2. Etap kapsamında kaldığını, tapu kayıtlarında dava konusu taşınmazın tümü üzerine davalı belediyeye ait 10.01.1991 tarihli ve 147 yevmiye numarası ile kamulaştırma şerhi bulunduğunu, taşınmazda proje kapsamında park, yapı, duvar ve yol yapılmak sureti ile kamulaştırmasız olarak el atıldığını, taşınmazın müvekkili tarafından kullanılmasına imkan ve ihtimal kalmadığını, tasarruf hakkının tamamen kısıtlandığını ileri sürerek davalı ... adına tapuda terkin ve tescili karşılığında dava konusu taşınmazın bedeli olarak şimdilik 50.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda fiili ya da hukuki el atmanın mevcut olmadığını, davada idari yargının görevli olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, dava açmadan önce uzlaşma yolunun tamamlanması gerektiğini, gerekli başvurular yapılmadan davanın açılması sebebiyle usulden reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın Çankaya Belediye Encümeninin 01.12.1994 tarihli ve 5010.15 sayılı kararı ile onaylanan 57000/2 sayılı parselasyon planı ile oluştuğunu, dava dışı ... Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığının 26.04.2004 tarihli yazısında taşınmazdaki 26.850 m²lik hisseyi eğitim kompleksi içerisinde inşa edilecek ilköğretim okul binası ve çok amaçlı konferans salonu ... Anonim Şirketi tarafından yapımı takiben bedelsiz terkin edileceğinin taahhüt edildiğini, taahhüt edilen alanın bedelsiz terkininin gerçekleşmediğini, bedelsiz terke konu olan dava dışı vakıf hissesinin davacı da dahil olmak üzere üçüncü şahıslara satıldığını, dava konusu parselde müvekkili idarece kamulaştırma zorunluluğu ve el atma söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın öncelikle yargı yolu, görev, husumet ve dava şartı yokluğu olmak üzere usul yönünden reddini, aksi hâlde, esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın mazereti kabul edildikten sonra usulüne uygun olarak duruşma günü tebliğ edilmemiş ve bu nedenle belirlenen celseye davacı tarafın mazeretsiz katılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması ve süre geçtikten sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yerinde olmadığını, davanın idareleri yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, ya da dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen 21.06.2023 tarihli duruşmasına gelmediği, herhangi bir mazeret bildirmediği, davalı vekilinin de Mahkemece alınan imzalı beyanına göre davayı takip etmediği, davacı tarafça takip edilmeyen davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi gereğince taraflardan biri tarafından yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, yasal süresi içerisinde davanın taraflarca yenilenmediği anlaşılmış olmakla davacının davasının 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi gereğince açılmamış sayılmasına dair kararda, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.