Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/673 E. 2025/11245 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/673
- Karar No
- 2025/11245
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/70 Esas, 2024/295 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; .... ili, .... ilçesi, ... Mahallesi ... ada 55 parsel sayılı taşınmazın .... alanı içerisinde kaldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini ve ecrimisil bedelini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını ve zamanaşımı definde bulunduklarını, davada DSİ'nin davalı sıfatının bulunmadığını belirterek davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, parselde tamamen doğal sebeplerle aşınma ve kıyı oyulmaları sonucu oluşan toprak kayıplarından davalı idarenin sorumlu olmadığını, dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından el atılmadığını, ayrıca DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan ve işletmeye açılan taşkın kontrol tesislerinin meydana gelen taşkınları tamamen önlemesinin de mümkün olmadığını, ecrimisil talepleri yönünden ise müvekkili kurumun dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir sahiplenme niyeti olmadığını, davalı idare bakımından ecrimisil şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2021/370 Esas, 2022/128 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli ve 2022/2264 Esas, 2023/179 Karar sayılı kararı ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2023 tarihli ve 2022/2264 Esas, 2023/179 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazlara ait kök tapu ve kadastro tutanaklarının dosya arasına alınarak, dosyada mevcut 2018-2019-2020 ve 2021 tarihlerine ait çiftçi kayıt sistemi kayıtları birlikte değerlendirildirilerek dava konusu taşınmazın hangi mevsimlerde ne kadar süre ile taşkın altında kaldığı mevcut hali ile tarım yapılmasının mümkün olup olmadığı, taşkının sürekli olup olmadığı ve tarımsal olarak kullanılabilir hale getirilip getirilemeyeceği, taşınmazın el atıldığı tespit edilen kısmının taşınmazın ayrıntılı fotoğrafları da çekilerek, çekilen fotoğrafları üzerinden işaretlenip koordinatlarını gösterir rapor alınmak suretiyle el atmanın varlığı somut olarak araştırılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, kabule göre de kamulaştırılmadan el atıldığı tespit edilen taşınmazların tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tescil edildikten sonra terkinine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına, ecrimisil yönünden ise kesinlik sınırı altında kaldığından davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak ve davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz itirazında bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumet ve yargı yolu itirazlarının olduğunu, mahkemece yeterli araştırma ve incelemeden karar verildiğini, dava konusu taşınmazların kadastro ve tescil aşamasında da aynı nitelikte olup sonradan herhangi bir el atma mevcut olmadığını, Harita Genel Komutanlığına müzekkere yazılarak bunun tespit edilebileceği hâlde, mahkemece bu konuda araştırma yapılmadığını, idarenin taşınmaza el atması ve müdahalesinin olmadığını, dava konusu taşınmaza el atıldığı belirtilen alanın kadimden beri dere yatağı olduğunu, hiçbir şekilde tarımsal amaçla kullanılmadığını bu nedenle tarla vasıflı değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgelerde zorunlu toplulaştırma çalışmalarının yapılmaya başlandığını toplulaştırma çalışmalarının bitmeden karar verilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsil istemi hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.