Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1528 E. 2025/3247 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1528
- Karar No
- 2025/3247
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/664 E., 2023/1898 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/399 E., 2021/525 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti davacıya ait ... parsel sayılı tarlanın 02.07.1979 tarihinde özel parselasyon çalışmasına tâbi tutulduğu ve tarla olarak kullanılmaya devam edildiğini, 19.10.2007 tarihli Avcılar Belediye Meclis Kararı ve 18.07.2008 tarihli İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Kararı ile tadilen uygun görülen 28.08.2008 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Avcılar Uygulama İmar Planı ile davacının yaptırdığı özel parselasyonun geçerliliğinin kalmadığını, özel parselasyonla ayrılan kadastral yolların tamamen iptal edildiğini, yeni planda parsel numaralarının değiştiğini ve davacıya ait olan ... parsel ve .... parsel arasında kalan 159,31 m² kısmın boş bırakıldığını, bu boş alanın davacıya ait olduğunu ve herhangi bir kamu kuruluşuna ayrılmadığını ileri sürerek 159,31 m² alanın davacıya ait olduğunun tespitine ve yeni parsel numarası verilerek davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yürürlükteki 28.08.2008 tarihli planda ve bu plan üzerine gelen 12.05.2017 tarihli muhtelif parsellere ait 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişikliği kapsamında dava konusu .... parselin 03.02.1982 tarihli Avcılar 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamında ayrık nizam 5 kat konut alanında, kısmen de yol alanında kaldığını, ... parsel ile ... parsel arasındaki 159,31 m² alanın konut alanında kaldığını ve herhangi bir kamu alanına ayrılmadığını, ... parsel sayılı taşınmazda gerçekleşen imar uygulaması sonucunda dava konusu taşınmaz ile birlikte ... ve ... parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu, ... parsel sayılı taşınmazın ... Sokakta yer alan bölümü ile dava konusu taşınmazın güneyindeki 159,61 m² büyüklüğündeki alanın kamuya terk edildiğini, bu bölümün ... parsel sayılı taşınmazın parçası olmadığını, Tapu ve Kadastro Müdürlüğü tarafından düzenlenen aplikasyon krokisinde bu alanın yol olduğunun belirtildiğini, Kamulaştırma Kanunu'nun 35. maddesine göre ve imar mevzuatı gereğince düzenlemeye tâbi tutulan parsellerden, düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, yeşil saha ve bunun gibi kamu hizmet tesislerine ayrılan yerlerde, özel parselasyon sonunda malikinin muvafakati ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikler tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağını ve karşılığının istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen 5.596 metrekare yüzölçümündeki ... parsel sayılı taşınmazın 1969 senesinde yapılan kadastro tespitine dayalı olarak tarla vasfı ile davacı adına tapuya kaydedildiği, davacının talebi ile ifraz işlemi ile yeni parsellere ayrılarak 1.476,50 metrekarelik kısmının yeni oluşan yollara ayrıldığı ve kalan kısımların 13 adet parsel olarak 15.10.1979 tarihinde tapuya tescil edildiği, daha sonra, Avcılar Belediyesince 1982 ve 1987 senelerinde yapılan imar uygulamalarına bağlı olarak, hâlihazırda davacı adına kayıtlı olan kök ... parsel sayılı taşınmazdan yola terk edilen ... parsel sayılı taşınmaz ile diğer 7 adet parsel arasındaki yolun konut alanına alındığı, yola terk edilen kısımların imar planı gereği tevhit şartları sebebi ile farklı tarihlerde yapılan ifraz ve tevhit işlemleri ile güncel olan .... ve ... parsel sayılı taşınmazlar oluştuğu, davaya konu edilen ve mülkiyet hakkı iddia edilen alan 197,12 metrekare olduğu; imar planında bu alanın hâlihazırda davacıya ait olan ... parsel sayılı taşınmaz ile tevhit şartı bulunduğu, davalı İdaresinin dava konusu yeri, imar işlemleri ile önce yol olarak belirlediği ardından da bu alanı konut alanına ayırdığı, yapılan bu işlemin davacının mülkiyet hakkının özüne dokunur nitelikte bulunduğu bu sebeple herhangi bir bedel talep etmeksizin davacıya iade etmek mecburiyetinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 197,17 metrekarelik alanın mülkiyet hakkının davacıya ait olduğunun tespiti ile imar planına göre davacı adına tapuda kayıtlı olan .... parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu yerin tevhit şartı bulunduğundan davacı adına tespitine karar verilen 197,17 metrekarelik alanın, ... sayılı parsel ile tevhit edilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının muvafakatinin içeriğinde taşınmazdan herhangi bir kısmının konut alanına ayrılması yönünde bir beyanının olmadığı, davalı İdarenin ise dava konusu yeri imar işlemleri ile önce yol olarak belirlediği, ardından da bu alanı konut alanına ayırmış bulunduğu, idarenin yaptığı işlemin davacının mülkiyet hakkının özüne dokunur nitelikte olduğu, mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 159,61 m² lik alanın parsel numarası almadığını, kamuya terk edildiğini, ... sayılı parselin sınırları dışında olduğunu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun'un 35. maddesi hükmü gereğince malikinin muvafakatı ile kamu hizmetine ayrılan alanlar için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağını, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 17. maddesi hükmünün değerlendirilmesi gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi hükmüne aykırı olacak şekilde davacı tarafça 159,31 m² lik kısım için dava açılmışken, Mahkemece 197,17 m² yönünden davanın kabulüne karar verildiğini, idare mahkemelerinin görevli olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, imar mevzuatından kaynaklanan mülkiyetin tespiti ve tapuya tescili istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.