Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5983 E. 2025/16277 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5983
- Karar No
- 2025/16277
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2608 Esas, 2024/404 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İslahiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/337 Esas, 2022/124 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, Islahiye ilçesi, Yeniceli Mahallesi 1 10... ve 162 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma komisyonunca takdir edilen değerin gerçek değerin çok altında olduğunu, kamulaştırılması istenilen yerin gerçek değerinin tespiti ile bu bedelin kamulaştırma bedeli olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonunca kamulaştırılacak taşınmaz için belirlenen bedelin emsallerine oranla hayli düşük olduğunu, ayrıca taşınmazın konumu ve niteliği dikkate alındığında verimli bir tarım arazisi olduğunu, bu hususlar neticesinde taşınmazların gerçek değerinin tespiti ile bu bedelin kamulaştırma bedeli olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bedelinin davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline ve göl olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların kuru tarım arazisi olduğunu, hiç bir su kaynağının olmadığını ve dere yatağına yakın olmadığını, arazinin kuru tarım arazisi olarak kıymetlendirilmesini ve kapitalizasyon oranının %5 alınması gerektiğini, tarım arazisi niteliğinde olan taşınmazların kamulaştırma bedeli, kanununun amir hükmü gereği tarımsal faaliyetten kaynaklanan net geliri esas alınarak hesaplandığı için, gelire katkısı bulunmayan niteliklerin objektif ölçü alınarak, bedel artırımına gidilmesinin hatalı olduğunu, tüm davalılar adına tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken her bir davalı için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi davalı, dava açmaya sebebiyet vermediğinden davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu, ancak İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi 17.03.2022 tarihi olmasına karşın gerekçeli kararda 18.03.2022 olarak yazılması, dava aynı hukuki sebepten kaynaklandığından kendilerini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine tek vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken farklı vekille temsil edilen davalılara ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi doğru görülmediğinden ve davalılardan ...'nun İlk Derece Mahkemesinin karar ve davalı vekilinin istinaf dilekçesinin tebliğ tarihinden ve istinaf yoluna başvuru süresi geçtikten sonra 14.11.2023 tarihinde istinaf aşamasında vefat ettiği anlaşıldığından karar başlığında ...'nun mirascısı gösterilmiş olması doğru bulunmadığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde yer alan hususları tekrar ederek usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.