Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5765 E. 2025/16385 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5765
- Karar No
- 2025/16385
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4374 Esas, 2025/251 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Özalp 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/932 Esas, 2024/487 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .. ili, .. ilçesi, .. .. Mahallesi 1 22... parsel (eski 830 parsel) sayılı taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığını belirterek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, davacı tarafından daha önce açılan 2018/138 Esas sayılı dosyada 21.06.2018 tarihli kararda davaya konu taşınmazın kamulaştırılmasına karar verildiğini, bu tarihten sonra davacının davaya konu taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkı sona erdiğinden ecrimisil talep etmesinin mümkün olmadığını, kamulaştırma bedelinin çok yüksek hesaplandığını, faize ve faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekillik ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçisinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararda usulü kazanılmış hak ilkesi gereğince bir kısım alacak taleplerinin reddine karar verilerek kaldırma kararı öncesi dosyadaki raporda hesaplanan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, usulü kazanılmış hakkın uygulanmasını gerektirecek durumun gerçekleşmediğini, kaldırma kararı öncesi ilama karşı istinaf talebinde bulunduklarını, davalı lehine usulü kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini, bu haliyle davacı taşınmazının değerinin aşağısında bir meblağa hükmedilerek müvekkilinin anayasal güvence altında olan mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, bedelin düşük belirlendiğini, birim fiyatın düşük hesaplandığını, objektif değer artışının hatalı hesaplandığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçisinde özetle; bedelin yüksek hesaplandığını, dere ve akarsuların özel mülkiyete konu olamayacağını, parselin gerçek niteliğinin göz ardı edilerek dere yatağının davacı yan adına tapulandığını, doğal dere yatağında bulunan taşınmaz için müvekkili idarenin kamulaştırmaya zorlanmasının hukuka aykırı olduğunu, idarenin taşınmaza herhangi bir müdahalesinin olmadığını, davacının taleplerini Kadastro Genel Müdürlüğüne yöneltmesi gerektiğini, müvekkil idare açısından husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazın tamamının kalıcı olarak dere yatağı haline geldiği, ıslah edilemeyeceği ve tekrar tarım arazisi olarak kullanılamayacağı 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri buğday ve yonca verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek hesaplama yapılmasında, 25/27 pay yönünden verilen ilk kararı davacı vekili istinaf etmediğinden taşınmazın metrekare birim değerinin 22,75 TL belirlenmesinde, yargılama sırasında dava konusu taşınmaz 3402 sayılı gereği 22/a çalışması ile yenileme gördüğünden yeni ada ve parsel bilgileri kullanılarak karar verilmesinde ve yenileme çalışmaları sonucu taşınmazın yüz ölçümü azaldığından kamulaştırmasız el atma bedelinin yeni yüz ölçümü bilgileri doğrultusunda belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak ilk kararda edinim tarihi dikkate alınarak ecrimisil alacağı red edildiğinden ve davacı ecrimisil alacağına yönelik de istinaf itirazında bulunmadığından ecrimisil alacağı yönünden de usuli kazanılmış hak gözetilerek ecrimisil alacağının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararda usulü kazanılmış hak ilkesi gereğince bir kısım alacak taleplerinin reddine karar verilerek kaldırma kararı öncesi dosyadaki raporda hesaplanan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, usulü kazanılmış hakkın uygulanmasını gerektirecek durumun gerçekleşmediğini, kaldırma kararı öncesi ilama karşı istinaf talebinde bulunduklarını, davalı lehine usulü kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini, bu haliyle davacı taşınmazının değerinin aşağısında bir meblağa hükmedilerek müvekkilinin anayasal güvence altında olan mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, bedelin düşük belirlendiğini, birim fiyatın düşük hesaplandığını, objektif değer artışının hatalı hesaplandığını, hükmedilen alacağa el atma tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek gecikme faiz oranının uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dere ve akarsuların özel mülkiyete konu olamayacağını, parselin gerçek niteliğinin göz ardı edilerek dere yatağının davacı yan adına tapulandığını, taşınmazın tapulanma sırasında dere yatağı halinde olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, doğal dere yatağında bulunan taşınmaz için müvekkili idarenin kamulaştırmaya zorlanmasının hukuka aykırı olduğunu, idarenin taşınmaza herhangi bir müdahalesinin olmadığını, davacının taleplerini Kadastro Genel Müdürlüğüne yöneltmesi gerektiğini, müvekkil idare açısından husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın evveliyattan beri idare yatağında olduğunu, kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceği, idari yargının görevli olduğunu, davalı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir metodu uygulanarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.