Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5144 E. 2025/16991 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5144
- Karar No
- 2025/16991
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/7 Esas, 2025/65 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1027 Esas, 2024/445 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. Mahallesi 1 36... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tesciline, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükmedilen kamulaştırma bedelinin idare kıymet takdir komisyonunca belirlenen bedelden yüksek olması nedeniyle istinaf ettiklerini, huzurdaki kararı hesaplama yönteminin, münavebe ürünleri, uygulanan objektif değer artış oranı ve hesaplanan kamulaştırma bedeli yönünden istinaf ettiklerini, davanın kabulüne karar verilmiş ise de idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, fark kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin ve uygulanan faiz oranının da hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın niteliğinin arazi olarak kabul edilmiş olmasının hatalı olduğunu, uydu görüntülerinde de görüldüğü üzere taşınmazın yaklaşık 1 km yakınında kaplıca otellerin bulunduğunu, taşınmazın, kadastro parseli olmakla birlikte konumu ve diğer özellikleri dikkate alındığında altında termal su kaynakları olma ihtimali bulunan arsa niteliğinde olup bu hususlar da göz önünde bulundurularak değer tespiti yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın, oldukça verimli topraklara sahip, yüksek gelir getirisi imkanı sunan birinci sınıf kuru tarım arazisi olduğunu, bilirkişi raporunda en düşük değere sahip ürünler üzerinden (buğday, saman, kavun) değer tespiti yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, %150-200 gibi bir değer artışı belirlenmesi gerekirken yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda öngörülmüş olunan %10 objektif değer artışının, taşınmazın değerinin belirlenmesinde aşırı derecede yetersiz kaldığını ve davalı müvekkilin mağduriyetine sebep olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın incelenen imar durumuna göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı dışında kaldığı, 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği ile "Erişme Kontrollü Karayolu (Otoyol), Pasif Yeşil Alan ve Tarım Alanı" olarak planlı olduğu, meskun mahalde bulunmadığı görülmekle, parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek 2942 sayıl Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden değerinin tespit edilmesinde, kapitalizasyon faizinin kuru tarım olarak %5 oranında belirlenerek taşınmazın metrekare değerinin belirlenmesinde, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinden edinilen bilgilerden tespit edilen dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri de dikkate alınarak %10 oranında objektif değer artışı uygulanmasında ve sonuç metrekare birim fiyatının ve bu şekilde kamulaştırma bedelinin tespitinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olması nedeniyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.