Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4875 E. 2025/17833 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4875
Karar No
2025/17833
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/783 Esas, 2025/341 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/206 Esas, 2022/234 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., .. köyü 1 17... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; münavebeye alınan ürünlerin yörenin mutat tarım ürünleri olmadığını, münavebe ürün deseninin getirisi yüksek ürünlerden oluşturulmak suretiyle bedelin fazla belirlendiğini, dava tarihi 2021 yılı olmasına rağmen ürünlerin ekim dikim sezonu kesinleşmediğinden 2020 yılı tarım verilerinin kullanılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen bedelin bilimsel esaslara, yasal düzenlemelere ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilmediğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya arasında yer alan .. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü cevabi yazı ekindeki rapor başlıklı belgede dava konusu taşınmazın sulu tarla olarak kulanıldığı ve fasulye, patates, yonca ile silajlık mısır ürünlerinin yetiştirilmesine müsait olduğu, sulu şartlarda yaygın münavebe planına giren ürünlerin buğday, patates, arpa, silajlık mısır, kuru fasulye ve yonca olduğunun belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif neticesinde bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirildiği, buna göre münavebe usulü uygulanarak taşınmaza değer biçildiği, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak ele alındığı, dava tarihi olan 2021 yılı tarımsal verilerinin kullanılması suretiyle değerin belirlendiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından da bu rapor üzerinden değerlendirme yapılıp karar verildiği, davanın açıldığı tarihten itibaren 4 ay sonrasından başlatılarak karar tarihine kadar faiz işletilmiş olmasının usul ve kanuna uygun bulunduğu, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği, yine eldeki davaya konu kamulaştırma ile aynı kamulaştırmadan kaynaklanan ve yine sadece davacı idarenin istinaf talebinde bulunduğu, davalı tarafın istinaf talebinde bulunmadığı Dairelerinin 2023/339 Esas, 2024/1893 Karar ve 2023/646 Esas, 2025/219 Karar sayılı kararlarında konu olan ve esastan ret kararı verilen dava dosyaları ile eldeki dava dosyasında taşınmazların metrekare birim fiyatlarının 50,54 TL/m² olarak bulunduğu, istinafa gelenin sıfatı nazara alınarak yeknesaklığın da sağlandığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca dava konusu taşınmazın sulama kaynağı ve yeterliliği araştırılmadan sulu arazi olarak kabul edildiğini, taşınmazın mutlak kuru tarım arazisi niteliğinde olduğunu, bu özelliği taşıyan taşınmazda münavebeye esas ürünlerin kuru tarım arazisine ait ürünlerden seçilmesi gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının %4 alınması hatalı olup %5 kapitalizasyon faiz oranı esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, aynı kamulaştırma kapsamındaki komşu taşınmazların çoğunda %5 kapitalizasyon faiz oranı üzerinden 11,51 TL/m² üzerinden anlaşma suretiyle kamulaştırma yapıldığını, bilirkişi kurulunun bedel belirlerken anlaşma yapmış kişilerin hak kaybına uğrayacağını düşünmeleri gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4875, K. 2025/17833, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4875-e-2025-17833-k-a65ef3cb926c