Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4224 E. 2025/16172 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4224
- Karar No
- 2025/16172
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1840 Esas, 2025/423 Karar KARAR : Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/70 Esas, 2024/148 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .. ili, .. ilçesi, ... Mahallesi 100 14... parsel sayılı taşınmaza imar planında eğitim tesis alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını belirterek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, taşınmazın imar planında eğitim alanı olarak ayrılması hususunda müvekkili idareden görüş alınmadığını, imar planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden imar planını yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediye veya Valiliğin (İl Özel İdaresinin) sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın müvekkili idare yerine Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, taşınmazın imar planında eğitim alanı olarak ayrılması hususunda müvekkili idareden görüş alınmadığını, imar planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden imar planını yapmaya ve uygulamaya yetkili olan Belediye veya Valiliğin (İl Özel İdaresinin) sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ilk olarak 23.12.1996 tarihinde kesinleşen 1/1000 ölçekli ..-.. İlave İmar Planında eğitim tesis alanı olarak ayrıldığı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesine 16.11.2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun ile "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde, taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar adli yargıda görülür" hükmünün eklendiği, dava konusu taşınmazın 1996 yılından beri devam eden kısıtlılık durumunun sorumlu idarece makul süre içinde giderilmediği anlaşıldığından, taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı kabulünün yerinde olduğu, taşınmazın imar planında eğitim tesis alanı olarak ayrıldığı anlaşıldığından bu kısımdan davalı idarenin sorumlu tutulmasının da doğru olduğu, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas metrekare rayiç değerinin 1.201,75 TL/m², emsalin ise 1.555,23 TL/m² olduğu belirlendiğinden, bilirkişi raporunda yapılan kıyaslamanın uygun görüldüğü, dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce, emsal taşınmazın satış tarihinden önce imar uygulamasına girdiği anlaşıldığından, her ikisinin de imar parseli olarak kabul edilmesinde ve düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasında bir isabetsizlik görülmediği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 7421 sayılı Kanun'la 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının yorumu sonucunda 2024/998 Esas, 2024/6381 Karar sayılı kararında açıkladığı yerleşik uygulaması nedeniyle hukuk birliği ilkesi gözetilerek davacı taraf lehine maktu vekâlet ücreti taktir edilmesinin yerinde görüldüğü, ancak dava konusu taşınmazın Hazine adına tescili gerekirken, davalı idare adına tesciline hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı idare yönünden istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca istinaf taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği hâlde incelemenin duruşmasız yapıldığı gerekçesiyle müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.