Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3864 E. 2025/15527 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3864
Karar No
2025/15527
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2011 Esas, 2025/87 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1276 Esas, 2023/590 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.

Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı davacı idare vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı idare vekilinin istinaf başvurusu da esastan reddedilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan aleyhine hüküm kurulmayan davalı vekilinin, istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Bu nedenle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı idare vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hakkari ili, ... ilçesi, ... köyü 2 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; değer tespitinde kullanılan buğday- yonca münavebesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faizinin hatalı belirlendiğini, bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı idare, tapuda kayıtlı olmayan dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16 ncı maddesinde sayılan kamu mallarından olmadığını tespit etmiş, taşınmazları zilyetlikle iktisap iddiasında bulunan davalının zilyetliğine mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde Hazine veya üçüncü bir kimse tarafından itiraz edilmemiş olup dosya kapsamına göre, davaya konu muhdesatların yol güzergahı içerisinde kaldığı ve davalıya ait olduğu, , bilirkişi kurulu raporunda, mahallinde yapılan keşif, mahkeme gözlemi ve taşınmaza ait fotoğraflardan sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri buğday ve yonca verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak tespitinde, dosya kapsamından anlaşılan taşınmazın özelliğine göre %10 oranında objektif artışı uygulanmasında, ağaçlara yaş cins ve verim durumlarına göre değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine ve bu konuda bankaya müzekkere yazılmasına karar verilmesinde, davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında ve davacı yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesinde istinaf edenin sıfatına göre bir isabetsizlik görülmemiş, her ne kadar dava tarihi olan 2021 yılı itibarıyla taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaş ve cinsine göre, maktu değerlerini gösterir resmi veriler İl/İlçe ... ve ... Müdürlüğünden getirtilip, ağacın maktu bedeline hükmedilmesi gerekirken ağaç bedellerini kaim değer yöntemi üzerinden hesaplayan rapora itibar edilerek hüküm kurulması doğru değil ise de istinaf denetiminden geçen başka dosyalarda çevre iller Muş, Van, Siirt, Hakkari ve Bitlis İl ... ve ... Müdürlüklerine meyve ağaçlarının maktu değerlerinin istenmesi için müzekkere yazılmış ve gelen yazı cevaplarından Siirt İl ... ve ... Müdürlüğü verilerinin denetime elverişli olduğu, diğer illerde maktu ağaç verilerinin olmadığı, Siirt verilerinin ağaçların maktu değerlerini içerdiği anlaşılmakla Siirt İl ... ve ... Müdürlüğü resmi verilerine göre yapılan hesaplamada ağaç bedelinin daha yüksek olduğu anlaşıldığından bu husus istinaf edenin sıfatı ve özellikle kazanılmış hak ilkesi gözetilerek kaldırma nedeni yapılmayarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak, üzerindeki ağaçlara ise yaş ve cins ve verim durumuna göre maktuen değer biçilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR A. Davalı Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

B. Davacı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3864, K. 2025/15527, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3864-e-2025-15527-k-c93a357fc44b