Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/36 E. 2025/10656 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/36
- Karar No
- 2025/10656
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3129 Esas, 2024/2577 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/261 Esas, 2022/450 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalının başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... Mahallesi 3323 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin rayicinden çok yüksek tespit edildiğini, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, seçilen emsalin uygun olmadığını, emsal kıyaslamasının hatalı yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza biçilen değerin piyasa rayiçlerinin çok altında olduğunu, kamulaştırılan taşınmaz üzerinde evi bulunduğunu, hüküm altına alınan bedel ile muadili bir ev almanın mümkün olmadığını, zararının giderilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğru olduğu gibi üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir; ancak dava konusu İzmir ili, ..., ... Mahallesi 3323 ada 5 sayılı taşınmazın diğer paydaşına karşı açılan ve Dairenin 2023/994 Esas sayılı dosyası ile denetimden geçen İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/145 Esas sayılı dosyası arasında bulunan ... Belediye Başkanlığının 27.10.2022 tarihli ve ... sayılı yazı cevabına göre; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede kesilen düzenleme ortaklık payı oranının % 34,97 olduğu bildirildiğinden davaya konu taşınmazın dava tarihi itibarıyla kadastral parsel, emsal taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar parseli olması sebebiyle emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen metrekare birim fiyatından kesilecek düzenleme ortaklık payı oranının %34,97 olması gerektiği gözetilmeden % 45 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmak suretiyle hesap yapan rapor doğrultusunda eksik bedele hükmedilmesi doğru görülmediğinden resen hesaplama yapılmış ve fark kamulaştırma bedelinin davacı tarafından depo edilmesi sağlanmıştır, ayrıca 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı Anayasa Mahkemesi kararı dikkate alınarak, belirlenen kamulaştırma bedelinin karar ile birlikte davalıya ödenmesine karar verilmesi yerinde olup, Daire tarafından yapılan hesaplamaya göre oluşan fark bedelin de daire kararı ile davalıya ödenmesi gerekmiş ve bu kısım için faizin bitiş tarihinin daire karar tarihi olarak belirlenmesi gerektiğinden davacı idare vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalının başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.