Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3550 E. 2025/16156 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3550
Karar No
2025/16156
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1053 Esas, 2024/1578 Karar KARAR : Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/91 Esas, 2024/29 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ile bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare yönünden başvurunun esastan reddine, bir kısım davalı yönünden başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalılardan ..., ... ve ... yönünden davanın usulden reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1982 (yeni 1 27... ) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, kamulaştırma işleminde herhangi bir kamu yararı bulunmadığından öncelikle davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesini, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını, kamulaştırmadan arta kalan kısımda meydana gelen değer azalışının dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesini, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili Avukat ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; münavebeye alınan ürünlerin fiyat verilerinin yüksek alınması, kuru tarım arazisi özelliği gösteren dava konusu taşınmaz için kapitalizasyon faiz oranının %4 alınmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

2. Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kesin süreden sonra yerine getirilen depo kararına müvekkillerinin muvafakatının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairenin 02.02.2023 tarihli ilk kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekilince verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de, sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden önce depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, usul ekonomisi gözetilerek Dairece işin esasına girilerek karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verildiği ve İlk Derece Mahkemesince iade kararı doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de istinaf eden davalılar ..., ... ve ... yönünden yapılan incelemede Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 08.03.2023 tarihli ve 2022/10915 Esas, 2023/2197 Karar sayılı kararında usul ekonomisi gözetilerek davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediği yönünde beyanı da alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, davalılar ..., ... ve ...'ın işin esasına girilmesine muvafakatları bulunmadığını belirttikleri anlaşılmakla, bu davalılar yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, istinafa gelmeyen diğer davalılar yönünden ise arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, bilirkişi kurulu raporu ile resmî verilerin uyumlu olup kamulaştırmanın niteliği, kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümü ve geometrik durumuna göre değer artışı hesaplanmadan belirlenen değer azalış oranının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı idare yönünden başvurunun esastan reddine, bir kısım davalılar yönünden başvurunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalılardan ..., ... ve ... yönünden davanın usulden reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması yerine dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin davanın yeniden görülmesi için verdiği kaldırma kararında davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının yerine getirilmesi sebebiyle usul ekonomisi gözetilerek işin esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği belirtilmişse de, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinde belirtilen usule uygun olarak verilen süreler içinde depo kararının gereğini yerine getirmeyen davacı idarenin yasal süreler geçtikten sonra söz konusu eksikliği gidermesi üzerine usul ekonomisi gözetilerek davanın esası hakkında hüküm kurulabilmesi, ancak davalı tarafın bu duruma rıza gösterdiğine dair bir beyanda bulunması halinde kabul edilebilir.

3. Bu durumda, davanın yeniden görülmesi için verilen kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince yapılan 24.05.2023 tarihli ilk duruşmada bir kısım davalı vekili Avukat ...'nun davanın reddine karar verilmesi yönünde açık bir beyanda bulunduğu gözetildiğinde, davalılardan ..., ... ve ... yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olduğu gibi, diğer davalılar yönünden arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

4. 6100 sayılı Kanun ile düzenlenen istinaf sebeplerinin “kamu düzenine aykırılık” ve “taraflarca ileri sürülen” nedenler olmak üzere iki ayrımda incelenmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırılık mutlak istinaf sebebidir ve bölge adliye mahkemesince kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle kamu düzenine aykırı bir sebebin istinaf dilekçesinde ileri sürülüp sürülmemesinin de bir önemi bulunmamaktadır. Buna karşılık kamu düzenine aykırı olmayan istinaf sebeplerinin istinaf dilekçesinde mutlaka gösterilmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırı olmayan bir istinaf sebebi istinaf dilekçesinde gösterilmemiş ise bölge adliye mahkemesince kendiliğinden dikkate alınamaz. Çünkü istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

5. Eldeki dosya kapsamına göre; davacı idare vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi incelendiğinde İlk Derece Mahkemesince hükmedilen faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin açıkça bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından ve faize ilişkin hükmün de kamu düzenine ilişkin olmadığı gözetildiğinde, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülmeyen bu hususun temyiz yolunda ileri sürülmesi durumunda incelemesi mümkün değildir.

6. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3550, K. 2025/16156, T. 04.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3550-e-2025-16156-k-7367b1a86c0e