Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/340 E. 2025/11476 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/340
Karar No
2025/11476
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3093 Esas, 2024/2936 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/557 Esas, 2023/479 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... ili, .... ilçesi,.... Mahallesi .... ada 1 parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, taşınmazın yapılan imar planında okul alanı olarak ayrıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; munzam zararın hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, elatmanın bulunmadığını, uzlaşma yoluna başvurulması gerektiğini, el atmanın bulunmadığını, m² bedelinin fahiş hesaplandığını, ıslahtan faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar planında "... Eğitim Alanı" olarak ayrıldığı, kamuya özgülenme durumunun devam ettiği, taşınmaza fiili el atma olgusu gerçekleşmemiş olsa dahi imar planlarının onay tarihi dikkate alındığında makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmış olup, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekmekte olup kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği gibi ayrıca 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasına eklenen cümle de dikkate alındığında açılacak bedel davasında adli yargı görevli olup, taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile davanın açıldığı tarih esas alınarak, emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle, değeri tespit edilerek davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacı taraf payının iptali ile Hazine adına tesciline dair verilen kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, taşınmaza yakın konumda bulunan taşınmazlarla ilgili açılan davalarda tespit edilen bedellerin Dairenin ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2018/1051 Esas sayılı ilamı ile denetiminden geçtiği ve iş bu dosya bedelinin denetimden geçen bedellerle uyumlu olduğu da dikkate alındığında istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; amme alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin maktu olması gerektiği hususunu ilave etmek suretiyle ilave etmek suretiyle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin sorumlu davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Davalı idare vekili maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiği, davacı vekili ise amme alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiği yönünde temyiz isteminde bulunmuşlarsa da; vekâlet ücreti ve faizin kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmadığı, taraf vekillerinin istinaf dilekçelerinde bu yönde istinaf başvurularının bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, bu hususta değerlendirme yapılmamıştır. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/340, K. 2025/11476, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-340-e-2025-11476-k-aac7cc41cadb