Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3280 E. 2025/12598 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3280
- Karar No
- 2025/12598
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/475 Esas, 2024/184 Karar KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 12 nci maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 4 27... nci maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davalı idare yönünden dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen bedel, Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 20.520 TL’nin altında kalmaktadır. Mahkeme kararının davalı idare yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Adıyaman ili, ..., köyü 633 parsel sayılı taşınmazın Birecik ... ve ... inşaatı için yapılan kamulaştırma nedeniyle çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulduğunu, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığından taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.09.2014 tarihli ve 2013/158 Esas, 2014/635 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; baraj kamulaştırması nedeniyle taşınmazın bulunduğu bölgede yerleşme düzeninin bozulduğu, sosyal ve ekonomik yönden yararlanma olanaklarının ve ulaşım imkânlarının kısıtlandığı anlaşıldığından, kapama karışık meyve bahçesi niteliğindeki taşınmazın yüzölçümüne göre değerinde %5 oranında değer azalışı olacağı anlaşılmakla; bu hususta bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp daha önce yapılan kısmi kamulaştırma sonucu 159 parselin ifrazından oluşan dava konusu taşınmaza kısmi kamulaştırma işlemi sırasında hesaplanan ve davacı tarafa ödenen değer azalış bedeli de dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde taşınmazın tamamının bedeline hükmedilmesi, davacının ecrimisil talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, davalılardan ... Üretim A.Ş. hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.06.2019 tarihli ve 2018/9 Esas, 2019/803 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 7103 sayılı Kanun'la değişik 12 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca idari başvuru şartı bulunduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı idareler vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 07.05.2021 tarihli ve 31477 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 03.03.2021 tarihli ve 2018/99 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararı ile 27.03.2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanun'un 28 inci maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 13 üncü maddenin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında, 7103 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesinin 02.05.2013 tarihinde açılan eldeki davaya uygulama imkanı kalmadığından işbu davanın esasına girilerek, 01.06.2017 tarihli bozma ilamımız doğrultusunda karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ecrimisil talebinin neden reddedildiğinin açıklanmadığını, %5 değer azalışı için tapu kaydının iptalinin doğru olmadığını, yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un 12 nci maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmaması nedeniyle kamulaştırmasız el atıldığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazın yüzölçümüne göre değerinde %5 oranında değer azalışı olacağı anlaşılmakta değer azalışı bedeline hükmedildiği hâlde, tapu kaydının iptaline dair hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davalı İdare Vekili Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, B.Davacı Vekili Temyizi Yönünden; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı EPDK Başkanlığı harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.