Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3273 E. 2025/12795 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3273
- Karar No
- 2025/12795
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/355 E., 2024/374 K. KARAR: Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., köyü 9 58... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarece teklif edilen bedelin çok düşük olup kabul edilemeyeceğini, davaya konu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, tespit edilecek kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.01.2020 tarihli ve 2018/143 Esas, 2020/46 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelin; idarenin Kıymet Takdir Komisyonu tarafından belirlenen kısmının hükmün kesinleşmesi beklenmeksizin derhal davalıya ödenmesine, kalan fark bedelin ise karar kesinleştiğinde davalı tarafa ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına, tespit edilen toplam kamulaştırma bedeline davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 14.10.2018 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, kamulaştırma konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.12.2022 tarihli ve 2020/935 Esas, 2022/2671 Karar sayılı kararıyla; Uygulama İmar Planında yer almayan taşınmazın arsa sayılabilmesi için, belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla birlikte belediye hizmetlerinden yararlanması ve meskun yerler arasında bulunması gerektiği, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında yer almayan dava konusu taşınmazların arazi vasfında olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna uygun olup taşınmazların değerinin hukuka uygun olarak tespit edildiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/... başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tespit edilen kamulaştırma bedelinin tamamının ara karar ile derhal davalı tarafa ödenmesine karar verildiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 16.12.2022 tarihli ve 2020/935 Esas, 2022/2671 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kısmen kapama zeytin bahçesi, kısmen bağ ve kısmen tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği, ancak Dairemiz denetiminden geçen, aynı kamulaştırma kapsamında kalan, aynı bölgedeki birbirine komşu olan taşınmazlarla davaya konu taşınmazların konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri birlikte dikkate alındığında, dava konusu taşınmazlara da objektif değer artışı uygulanması gerektiği hâlde, tespit edilen metrekare birim fiyatlarına objektif değer artışı uygulanmamasının doğru görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile tespit olunan kamulaştırma bedelinin derhal davalıya ödenmesine, işbu bedele davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 13.10.2018 tarihinden karar tarihi olan 21.11.2024 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faizin karar kesinleştiğinde davacı idareden tahsili ile davalıya ödenmesine, kamulaştırma konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve hukuka aykırı tespitler içerdiğini, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken ürün verim miktarı ile satış fiyatının yüksek, üretim masraflarının ise düşük alınmasının doğru olmadığını, sulama giderlerinin üretim masraflarına dahil edilmesi gerektiğini, münavebeye esas alınan ürünlerin o yörede mutat olarak yetiştirilen ürünlerden olmadığını, taşınmazların kamulaştırmadan arta kalan kısımlarında değer artışı meydana geldiğini, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, tespit edilen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını, daha yüksek oranda objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünü geçemeyeceğini, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken bu hususun dikkate alınmadığını, tespit edilen kamulaştırma bedeline işletilen faizin derhal ödenmesine karar verilmesi gerekirken, kararın kesinleşmesiyle birlikte ödenmesine karar verilmesinin doğru olmadığını, davalının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, yüksek enflasyon karşısında değer kaybettiğini, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki faize ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği göz önünde bulundurularak tespit edilen kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini, yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Tespit ve depo edilen toplam kamulaştırma bedeline işletilecek yasal faizin kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin derhal davacı idareden tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (1) numaralı bendinin alt (e) bendinde yer alan " karar kesinleştiğinde " ibaresinin çıkarılarak yerine " kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin derhal " ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğine iadesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.