Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/312 E. 2025/12136 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/312
Karar No
2025/12136
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1245 Esas, 2024/1664 Karar KARAR: Esastan ret SAYISI: 2022/214 Esas, 2023/239 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi 130 ada 2 ve 140 ada 29 parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin tespitinde bilirkişilerin gelir yöntemini kullanırken davaya konu arazi için yörede yaygın olarak tarımı yapılan ürünleri dikkate almalarının kanuni zorunluk olduğunu, bilirkişilerin yaygın münavebeden ayrılmak dışında münavebeye alınan ürünlerin verimlerinde de İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün verilerinden oldukça uzaklaştıklarını, taşınmazlar için %30 objektif değer artışı uygulanmasının gerçek bedelden fahiş oranda uzaklaşmaya neden olduğunu, zirai hesaplama incelendiğinde üretim giderlerinin, üretim gelirlerinin 1/3'ünden fazla alınamayacağından bahisle üretim giderlerinin bu oranda alındığının belirtildiğini, bu değerlendirmenin hukuka ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, davaya konu taşınmaz için dava tarihindeki mevcut verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, ayrıca müdürlükleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı kırsal yerleşim alanı sınırları dışında kaldığı, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, 130 ada 2 (yeni 132 ada 2) parselin etrafının meskun olduğu, 140 ada 29(yeni 121 ada 29) parselin ise etrafının meskun olmadığı ve TKGM parsel sorgu sistemi üzerinden yapılan incelemede arazi vasfında olduğu anlaşılmış olup, net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazların niteliği ve konumuna göre objektif değer artırıcı unsur oranının yerinde olduğu, kapitalizasyon faiz oranının da taşınmazların niteliklerine uygun olduğu, taşınmazda yetiştirilen ürünlerin münavebe durumları ile verim, satış fiyatı ve üretim giderlerinin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri ile örtüşür şekilde uygulandığı, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, bu nedenle mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tescil kararının takyidatlardan ari olarak kurulması gerektiği hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 130 ada 2 (yeni 132 ada 2) ve 140 ada 29 (yeni 121 ada 29) parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesi, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının, 6,64 m²lik kısmın kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/312, K. 2025/12136, T. 01.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-312-e-2025-12136-k-757fea9f7ade