Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/309 E. 2025/12386 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/309
- Karar No
- 2025/12386
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/3217 Esas, 2024/1632 Karar KARAR: Esastan ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 19... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın "arsa" vasfında olduğunu, belediye sınırlarının içerisinde kaldığını, belediye hizmetlerinden faydalandığını, etrafında meskun alan bulunduğunu, dava konusu taşınmazın Sakarya iline, ... ilçe merkezine, ..., ana yola, merkez ... yerine, camilere, ... , ilçede yer alan üretim tesislerine yakın olup ulaşımı kolay bir mevkide olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin belirlenerek kamulaştırma bedelinin müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın tarla vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, belirlenen bedelin gerçek değerin çok üstünde olup hükme esas alınan raporların hukuka aykırı olduğunu, taşınmaz üzerinde ki yapıda değer azalış bedelinin belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu dava konusu taşınmazın ve emsal taşınmazın karşılaştırılmasında ve oranlamasının gerçeği yansıtmadığını, yerel mahkeme kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu parselin emsal parsele oranla 0,83 katı değerde olduğu kabul edilerek, usul ve kanuna aykırı şekilde hesaplama yapıldığını, dava konusu taşınmazın emsal taşınmaza göre daha üstün özellikte olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin yazı cevabında, taşınmazın 1/25000 ölçekli ... palanı içinde güney planlama alt bölgesi kapsamında kırsal yerleşik alan içerisinde kaldığı, belediye hizmetlerinden yararlandığı ve parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında arsa vasfında kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği belirtilerek arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava tarihi olan Mart 2022 tarihi itibarıyla 230,54 TL/m² birim fiyatı belirlenmesinin yerinde olduğu, yine taşınmaz üzerindeki yapı bedelinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 2022/1 yapı yaklaşık maliyet cetveline uygun olarak hesaplanmasının da doğru olduğu, ... Genel Müdürlüğü lehine daimi irtifak hakkı sebebiyle değer azalışının yöntemine uygun tespit edildiği, daimi irtifak hakkı sebebiyle oluşan değer azalışının tenzilinin de yerinde olduğu, belirtilerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde isabetli olduğu gerekçeleri ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedel gerçek değerin çok üstünde olup hükme esas alınan raporların hukuka aykırı olduğunu, davaya konu taşınmaz gerek tapu kaydında gerekse nitelik olarak tarla vasfında olup halen de tarımsal üretim amaçlı kullanılmakta olduğundan arsa olarak değil arazi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, hesaplamada kullanılan emsal ile davaya konu taşınmaz üzerinde yapılan karşılaştırma ve bulunan oranların gerçek durumu yansıtmadığını, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, tescil kararının takyidatlardan ari olarak kurulması gerektiği hususlarını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 19... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve davaya konu taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve su boru hattı güzergahı olduğu dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığı bedelinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/... başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.