Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3089 E. 2025/12345 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3089
Karar No
2025/12345
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/162 Esas, 2024/665 Karar KARAR: Ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,davacılar kayyımı vekilinin temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar kayyımı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar kayyımı İstanbul Defterdarı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi, ... Sokağında bulunan 70... ada 9 parsel sayılı taşınmazın 127121/403200 hissesinin tapu malikleri ... oğlu..., ... kızı ..., ... karısı ..., ... kızı ..., ... karısı ..., ... kızı ..., ... kızı ..., ... kızı ..., ve ... oğlu ... ... ... olması nedeni ile Üsküdar 2 Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.07.2004 tarihli ve 2004/427 Esas, 2004/668 Karar sayılı kararı ile İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiğini, söz konusu taşınmazın ... tarafından kamulaştırma yapılmaksızın yol olarak kullanılmak suretiyle el atılmış olduğunu kayyım bürosunun yapmış olduğu araştırmada kayyım hissesinin rayiç değerinin 266.730,00 TL olduğunun tespit edildiğini, ileri sürerek taşınmaza fiilen el koyma tarihinden itibaren yasal faizi ile tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.10.2009 tarih ve 2006/60 Esas,2009/245 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı idare vekilinin kanun yoluna başvurması üzerine Diremizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın tapu maliklerinden ... oğlu...'nin dosyaya veraset ilâmının girdiği ve bu veraset ilâmına göre ... ve arkadaşları tarafından davaya müdahele dilekçesi verildiği, kayyımlık kararının bu malik yönünden Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/475 Esas, 2011/646 Karar sayılı kararı ile kaldırılmış olduğu, yine dava dışı ... ve arkadaşları tarafından ... oğlu...'nin veraset ilâmının iptali ve kendilerinin de mirasçı olduğunun tespiti için İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/242 Esas sayılı dosyası ile dava açtıkları ve mevcut veraset ilâmına göre yapılan tapudaki irtifakın iptali için ise İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/65 Esas sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil davası açtıkları ve bu kişilerce davada taraf sıfatı olduğundan bahisle, davaya dahil edilmeleri gerektiğinden mahkeme kararını temyiz ettikleri anlaşılmakla tapu maliki ... oğlu...'nin mirasçılarının açtığı verasetin iptali davasının sonucu beklenerek tespit edilecek mirasçılar davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra bu pay yönünden yargılamaya devam edilmesi gerektiği ve bu nedenle de mevcut veraset ilâmına göre mirasçı ... ve arkadaşları vekili ile veraset ilâmının iptali davası açan ... ve arkadaşları vekillerinin kararı temyiz hakları olduğu ve bunlar yönünden temyiz incelemesi yapılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B.Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.06.2019 tarihli ve 2016/193 Esas, 2019/240 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma ilâmı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar kayyımı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre hükmü temyiz etmeyen bir kısım asli müdahil vekilinin 24.01.2019 tarihli celsede dava konusu yolun belediyeye ait yol olmayıp parselin kendi içerisinde evlere geçişi sağlayan yol olduğunu beyan etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de kayyımla temsil edilen davacılar (... oğlu ... ..., ... kızı ..., ... ve ..., ... kızı ... ve ..., ... eşi ..., ... eşi ...) yönünden taşınmaza davalı ... tarafından fiilen el atılıp atılmadığı, söz konusu yolun genel nitelikte herkesin kullanımında mı yoksa davacıların özel kullanımında mı olduğu araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi, davacılar kayyımı vekili tarafından belirtilen kayyımlığın kaldırılması davasına ilişkin İstanbul Anadolu 11.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/422 Esas, 2017/754 Esas sayılı dosyaların akıbetinin sorularak, karara çıkmış ise kesinleşme şerhlerini içerir kararların ilgili mahkemesinden istenerek dosya arasına alınması gerektiğinin düşünülmemesi ve davalılar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 24.09.2024 tarih ve 2020/162 Esas, 2024/665 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar kayyımı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar kayyımı vekili temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu taşınmazda muntazam yapılan ve yol olarak kullanılan alanın şahıslarca yapılmasının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, idarenin fiilen et attığını, bu nedenle davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı dosya içindeki alınan beyanlar ve bilirkişi raporlarına göre davalı idare tarafından sahiplenme amacı ile kalıcı surette fiilen el atılmadığı, mevcut yolun genel nitelikte herkesin kullanımında olmadığı, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan bina sahiplerinin özel kullanımında olduğu anlaşıldığından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar kayyımı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacılar kayyımından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3089, K. 2025/12345, T. 06.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3089-e-2025-12345-k-b6b7107e1cb1