Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3088 E. 2025/12436 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3088
Karar No
2025/12436
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/43 Esas, 2020/118 Karar ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemi ile açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Antalya ili, ..., ... Mahallesi 2 14... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmazın yapılan imar düzenlemesi ile 38 m²sinin kamulaştırmaya ayrıldığını, buna ilişkin herhangi bir kamulaştırma evrakı tebliğ edilmediği gibi bedel de ödenmediğini belirterek taşınmazın dava tarihindeki değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline bu kapsamda fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000 TL tazminat ödenmesine, ayrıca işgal tarihinden başlamak üzere haksız işgal tazminatının her yıl dönem sonundan başlayarak ayrı ayrı tespiti, müvekkiline ödenmesi ve dönem sonundan itibaren yasal faizi yürütülmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/612 Esas sayılı dosyasında açmış olduğu davada (dosyanın ilk esas numarası 2010/205) talep ettiği miktar dışında kalan 121.942,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminat bedelinin 03.05.2010 tarihinden ( Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/205 Esas sayılı dosyasından açılan davada dava tarihi) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın ... Belediye Başkanlığı sınırları içerisinde kaldığını, uygulama imar planı içinde bulunduğunu ve herhangi bir el atma olmadığını, imar planını, parselasyon işlemlerini yapma ve karar alma yetkisinin alt kademe belediyesine ait olduğunu, taşınmazın ana arterde bulunmadığını, tali yol güzergâhının ... Belediye Başkanlığının yetki ve sorumluluğunda olduğunu, ayrıca davanın süresinde açılmadığını, husumet yönünden davanın reddini istediklerini, istenen bedelin taşınmazın el atıldığı tarihteki değerinden yüksek olduğunu, taşınmaz değerinin yolun açılması ile arttığını, kamulaştırmasız el konulan yerin değeri tespit edilirken bu taşınmaza hiç el konulmamışçasına değer tespiti gerektiğini, imar planında yol olan bir yerin hiçbir değeri olmadığını, değer takdir edilirken taşınmaza el koyma durumu nazara alınarak değer artışları nazara alınmaksızın dava günündeki değerin belirlenmesi gerektiğini, emsallerin araştırılması gerektiğini, ecrimisil davası yönünden geçerli bir nedene dayanmaksızın haksız bir zilyetlik bulunması gerektiğini, el atma olmasa idi taşınmazdan nasıl istifade edilmesinin ispatlanması gerektiğini, kiraya verilebilir bir yer olması gerektiğini, işgal eden kişinin kötü niyetli olması gerektiğini, tapu malikinin müdahaleye karşı hareketsiz kalmasının zımni izin niteliğinde olduğunu, el atıldığı belirtilen yerin yüzölçümü küçük olduğundan faydalanması ve gelir elde edilmesinin imkânsız olduğunu, ecrimisil koşullarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.12.2015 tarihli ve 2014/612 Esas, 2015/225 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; ecrimisil talebi yönünden kesinlik sınırı altında kaldığından davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat talebi yönünden ise Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın değerlendirilmesinde kamulaştırmasız el atma bedeli -emsal satışlara göre değil- denetime elverişli olmayan ve kanunda öngörülen yönteme uygun düşmeyen şekilde farklı bir parsel olan 3 17... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmasız el atılması nedeniyle tazminat bedeline ilişkin Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/526 Esas, 2007/219 Karar sayılı dosyasında kabul edilen bedelin endekslenmesi suretiyle dava konusu taşınmazın değerinin tespit edilmesi nedeniyle raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığı gibi, aynı bölgeden Dairemize gelen aynı mahallede bulunan kök 2 14... parsel numaralı taşınmaza Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/484 Esas, 2016/45 Karar sayılı dosyasında aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 4.088,00TL/m² değer biçildiği ve bu değerlendirmenin Dairemizin incelemesinden geçerek kesinleştiği gözetildiğinde sözü edilen dosyadaki tespit edilen m² birim bedeli kesin delil oluşturmamakla beraber güçlü delil niteliğini taşımakta olduğundan bu yönden de yeterli ve inandırıcı olmayan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmeyerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal karşılaştırmasının usulüne uygun yapılmadığını, hükme esas alınan 2. ek bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, taşınmazın bir kısmının idarelerinin sorumluluğundaki ...Bulvarında bir kısmının ise ... Belediyesinin sorumluluk alanında kaldığını, başka bir mahkeme dosyasında belirlenen bedelin eldeki dosyada kullanılmasının hatalı olduğunu, emsal kıyaslamasının usulüne uygun yapılmadığını, aynı bölgeden başka taşınmazlara daha düşük bedeller belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dairemiz bozma kararında dava konusu taşınmazın değerinin kamulaştırmasız el atma bedeli emsal satışlara göre değil denetime elverişli olmayan ve kanunda öngörülen yönteme uygun düşmeyen şekilde farklı bir parsel olan 3 17... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmasız el atılması nedeniyle tazminat bedeline ilişkin Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/526 Esas, 2007/219 Karar sayılı dosyasında kabul edilen bedelin endekslenmesi suretiyle tespit edilmesi nedeniyle raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığı gibi, aynı bölgeden Dairemize gelen aynı mahallede bulunan kök 2 14... parsel numaralı taşınmaza Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/484 Esas, 2016/45 karar sayılı dosyasında aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 4.088,00TL/m² değer biçildiği ve bu değerlendirmenin Dairemizin incelemesinden geçerek kesinleştiği gözetildiğinde sözü edilen dosyadaki tespit edilen m² birim bedeli kesin delil oluşturmamakla beraber güçlü delil niteliğini taşımakta olduğundan bu yönden de yeterli ve inandırıcı olmayan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmasının doğru olmadığına ve usulüne uygun olarak emsal kıyaslaması yapılması hususuna değinilmesine rağmen bozma kararında geçen metrekare birim bedelini emsal kıyaslaması yapmadan hükme esas alınması ve idare yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin hüküm kurulması hatalıdır.

3. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.

4.Dava konusu taşınmazın imar uygulaması sırasında kamulaştırmaya ayrılan kısmının tapu kaydının kapatıldığı anlaşıldığı halde infazda tereddüt oluşturarak yol olarak terkinine karar verilmesi bozmayı gerektirir

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3088, K. 2025/12436, T. 07.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3088-e-2025-12436-k-b92f4a5caff3