Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3040 E. 2025/14257 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3040
- Karar No
- 2025/14257
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/463 Esas, 2020/606 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi 2817 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.03.2016 tarihli ve 2015/773 Esas, 2016/677 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; taşınmazın sulu tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının %4 uygulanması gerekirken, bu oranın %5 kabulü ile az bedel tespiti, hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebeye yan ürün olarak buğday samanının eklenmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda esas alınan üretim masrafları içinde sulama masrafı olduğu hâlde, gerekçesi gösterilmeden, ayrıca sulama masrafının düşülmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk kararı temyiz edenlerin payına düşen miktar hesaplanmadan depo kararı verildiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemece dava konusu taşınmazın değeri belirlendikten sonra tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca iki kez süre verildiği ara kararların tebliğ edildiği, verilen sürelerin 15 günden az olmadığı, buna rağmen kamulaştırma bedeli depo edilmediğinden, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Mahkemece tescil hükmü yönünden verilen ilk karar gereğince dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescil ve terkin edildiği, bozma sonrası davanın reddine karar verildiği dikkate alınarak davacı idare adına kayıtlı dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile önceki malikleri olan davalılar adına tesciline karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
5. Davalılara ödenen kamulaştırma bedelinin varsa çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile iadesine karar verilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasına; a) Ayrı bir bent olarak "Dava konusu Bursa ili, ..., ... Mahallesi 2817 parsel sayılı taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile davalıların murisi ... adına tesciline" ibaresinin yazılması,
b) Ayrı bir bent olarak "Davacı idare tarafından bloke edilen 297.128,40 TL'nin davalılar tarafından bankadan çekilmişse varsa ödenen nemaları ile birlikte davalılardan alınarak davacı idareye verilmesine, bedel alınmamışsa yatan bedelin işlemiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.