Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3031 E. 2025/14358 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3031
Karar No
2025/14358
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/871 Esas, 2025/9 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/432 Esas, 2022/172 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ..., ... 680 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesini, aksi kabul edildiği takdirde kapitalizasyon faizinin düşük, objektif değer artışının yüksek oranda uygulanmasını, yargılama gideri ve vekâlet ücretinden davacı idarenin sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, aynı kamulaştırma kapsamında yakın konumda bulunan taşınmazların arazi vasfında değerlendirildiğini, aksi kabul edilse bile emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin cevabi yazıda taşınmazın 1/25000 ölçekli İmar Planında tarımsal niteliği korunacak alanda ve yolda kaldığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu itibarıyla meskun mahale oldukça yakın durumda olduğu, pek çok yapılaşmanın mevcut olduğu gözetildiğinde arsa vasfında değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar yakın mesafede bir kısım taşınmazlar arazi vasfında kabul edilmiş ise de aradan geçen otobanın diğer tarafında kalan taşınmazların etrafının meskun olmadığı, tarla niteliğiyle kullanıldıkları, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin ise yerleşim alanına oldukça yakın olduğu, arsa niteliğiyle belirlenen metrekare birim fiyatının ise Eylül 2020 tarihi itibarıyla 166,53 TL/m² belirlenmesi karşısında idarenin iddia ettiği gibi yüksek bir birim fiyatını olmadığı kanaatine varıldığı, ayrıca Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/265 Esas, 2019/143 Karar sayılı kararına konu aynı bölgeden ... 11 49... parsel sayılı taşınmazların arsa vasfında kabul edilmesi suretiyle 2018 yılı itibarıyla metrekare birim fiyatı 370,00 TL/m² olarak belirlenmiş, Dairenin ikizi olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2019/497 Esas, 2019/923 Karar sayılı kararı ile uygun bulunup, bu kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2020/185 Esas, 2021/183 Karar sayılı kararıyla onandığı, her ne kadar dava konusu taşınmaz bu parsellerle birebir aynı özellikleri taşımasa da, avantajlı ve dezavantajlı yönleri değerlendirildiğinde tespit edilen metrekare birim fiyatının istinaf edenin sıfatına göre yerinde görüldüğü, hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen ... Mahallesi 15... parsel sayılı taşınmaza ait kayıtların dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, Dairece bu eksikliğin giderildiği, incelenmesinde kadastral parsel niteliğinde olduğu, emlak vergilerine esas rayiç değerinin 209,40 TL/m² olduğu, dava konusu taşınmazın da kadastral parsel niteliğinde olup düzenleme ortaklık payı dengelemesi yapılmamasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın arazi rayici olup rayiçler arasında ters orantı olmadığı, belirlenen kamulaştırma bedelinin uygun olduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar davalı ... aleyhine açılan dava tefrik olduğundan, ... payı düşüldükten sonra davalıların hisselerine isabet eden kamulaştırma bedelinin 23.833,77 TL olarak tespitine karar verilmesi gerekir ise de bu hususun gerekçeli kararda ayrıntılı olarak açıklandığı ve davalılara ödenecek fark bedel kararda doğru olarak belirtildiğinden bu hususta Dairece düzeltme yapılmadığı, eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Davalı ... aleyhine açılan dava tefrik olduğundan, ...'nin payı düşüldükten sonra davalıların hisselerine isabet eden kamulaştırma bedeline hükmedilmesi gerekirken, infazda tereddüte yol açacak şekilde tam pay üzerinden hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) ve (5) numaralı bentlerinde yer alan "35.750,66" sayısının hükümden çıkartılması, yerine ayrı ayrı "23.833,77" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3031, K. 2025/14358, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3031-e-2025-14358-k-fb995f9e160f