Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/258 E. 2025/12099 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/258
Karar No
2025/12099
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/461 Esas, 2016/252 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı idare vekili ile davalılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, .... köyü 560 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, görev ve husumet itirazında bulunarak davacı ile uzlaşma sağlanamadığını, takdir edilen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın arazi olarak belirlenmesi gerektiğini, emsal taşınmaz seçiminin hatalı olduğunu, emsal taşınmazın dava konu taşınmazdan daha değerli olduğunu, kamulaştırma bedelinin yüksek hesap edildiğini, arta kalan alanın kamulaştırılmasının doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, emsal taşınmaz seçiminin hatalı olduğunu, arta kalan alanda kullanım zorluğu olacağı bilirkişi raporuyla saptanmış olmasına rağmen buna ilişkin olmlu veya olumsuz karar verilmemesinin hatalı dolduğunu, yine arta kalan alanda değer azalış oranının düşük tespit edildiğini, idare yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arta kalan kısımda değer azalışı verilmesi uygun görülmüştür.

4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalılar ... vd. vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ile 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde değildir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalılar ... vd. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalılar ... vd. vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (9) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden 615,40 TL temyiz harcı ile 3.033,70 TL temyize başvurma harcının alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/258, K. 2025/12099, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-258-e-2025-12099-k-04c3dafe399e