Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2215 E. 2025/11734 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2215
- Karar No
- 2025/11734
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2153 Esas, 2024/2024 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/669 Esas, 2023/466 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Bakanlığının müvekkilinin maliki olduğu .... ili, ..., ... 15 pafta, 13800 parselde kain taşınmaza kamulaştırmasız el atması nedeniyle 31.08.2018 tarihinde İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/364 Esas sayılı dosyası üzerinden tazminat davası ikame edildiğini, Mahkemece davanın kabulüne karar verilip hükmün 31.05.2022 tarihinde kesinleştiğini, Mahkeme ilâmı, İstanbul Anadolu 20.İcra Dairesinin 2021/9434 Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, takip borçlusu davalıdan 21.07.2022 tarihinde 3.479.700,00 TL asıl alacak ve 1.297.191,73 TL işlemiş faiz tahsil edildiğini, davalının temerrüt tarihi olan kamulaştırmasız el atma davasının açıldığı 31.08.2018 tarihinden alacağın tahsil edildiği 21.07.2022 tarihine kadar geçen süre içerisinde her yıl itibarı ile TEFE, TÜFE, ÜFE oranları, banka mevduat faiz oranları, döviz kurları, Devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve sair yatırım araçları ile alakalı verilerin ilgili yerlerden celp edilmesini, celp edilen işbu veriler doğrultusunda sepet formülüne göre müvekkilinin davacının/alacaklının maruz kaldığı zararın hesaplanmasını, hesaplanan işbu zarar miktarından müvekkil davacının alacağının tahsil ederken aldığı temerrüt faizi miktarının düşülmesini, böylece hasıl olacak meblağın munzam zarar tazminatı olarak dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müvekkile ödenmesini, bedel artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle munzam zarar tazminatı olarak davalıdan tahsiline, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davaya hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazı bulunduğunu, açılan davaya anlam veremediklerini, kamulaştırmasız el atma kendine özgü kuralları olan bir yapı olduğunu, böyle bir usul ve dava kamulaştırmasız el atmada olamayacağını, davacıların alacağını eksiksiz aldığını, kendilerinin de aldıklarını bizzat dava dilekçelerinde kabul ettiklerini, böyle bir dava kesinlikle yersiz olduğunu, yapılan ödemenin 4.998.291,15 TL gibi yüksek tutar olduğunu, kötü niyet söz konusu olduğunu, munzam zararın talep edilebilmesi için alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa borçlunun kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe bu zararı da gidermekle yükümlü olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mülkiyet hakkının korunması için getirilen Anayasa Mahkemesi içtihatları kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122 nci maddesi uyarınca alacaklının uğradığı zararın geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bu zararı dahi karşılamakla yükümlü olduğu, kanun koyucu para borcunun geç ödenmesi ya da ödenmemesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsemiş, diğer bir deyişle temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığı yasal bir karine olarak kabul edilmiş, bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etme olanağı yasal olarak mevcut olmayıp davacı para alacağını zamanında tahsil etmesi halinde ne şekilde kullanacağını, paranın zamanında verilmemesi nedeniyle faiz dışında ne gibi maddi zararının oluştuğunu, başka bir deyişle temerrüt faizini aşan bir zararının mevcut olduğunu somut delillerle ispat etmek zorunda olduğu gibi yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu davacıyı ispat külfetinden kurtarmayacağından Tüm dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçelere göre davacı tarafça temerrüt faizini aşan somut bir zarar olduğu ispat edilemediğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.