Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1940 E. 2025/14487 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1940
Karar No
2025/14487
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1966 Esas, 2024/3100 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/630 Esas, 2024/370 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 7 22... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı kurum tarafından müvekkilin maliki olduğu taşınmaza elektrik direği kurulmak ve elektrik hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atıldığını, bunun üzerine davalı kurum aleyhine fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2020/604 Esas, 2021/277 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/695 Esas, 2023/7825 Karar sayılı kararı ile onandığını, dava konusu taşınmazla ilgili olarak Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosyada yargılama aşamasında bilirkişi kurulu tarafından verilen rapora göre 78 nolu parsel için kamulaştırma bedelinin 949.206,96 TL olduğunun tespit edildiğini; ancak Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2021/1025 Esas sayılı ilamında toplam kamulaştırma bedelinin 948.899,22 TL olarak kabul ettiğini, 2020/604 Esas sayılı dosyasında fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile dava açmış olduğundan istinaf doğrultusunda kalan 948.889,00 TL için iş bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu belirterek saklı tutulan kısmın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket vekili tarafından bir kısım iddialarla müvekkil kuruma karşı ikame edilen ek dava hukuki niteliğinde bulunan iş bu dava, her türlü hukuki dayanaktan yoksun, usul ve kanuna da aykırı olduğunu, öncelikle her ne kadar asıl dava dosyası kapsamında tesis edilen karara karşı yapılan istinaf ve temyiz başvurusu neticesinde tespit edilen miktara göre iş bu dava ikame edilmişse de anılan dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporlarının usul ve kanuna aykırı düzenlendiğini, yerel mahkemece yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmesi halinde (davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla) hükmedilecek miktara dava dilekçesindeki talep gibi ilk dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi usul ve kanuna aykırı olacağından iş bu dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekeceğini, dava dosyasında müvekkil idare aleyhine hüküm tesis edilmesi halinde davacı yararına asıl davada hükmedilen vekâlet ücretinin mahsup edilmesi gerektiğini belirterek savunma yapmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, ilk davada kesinleşen miktar ile bu davada talep edilen ve yerel mahkemece hükmedilen miktarın birbiri ile örtüşmediğini, davacı lehine ilk davada hükmedilen vekâlet ücreti dışında iş bu davada da mükerrer olacak biçimde vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının kurum ile uzlaşma başvurusunda bulunmadığını bu nedenle uzlaşma şartı yerine getirmeden dava açılmış olduğundan davanın dava şartı yokluğundan usul yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, mükerrer olacak şekilde ilk davayı da kapsar şekilde vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek istinafa başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı idare aleyhine açılmış bulunan kısmi davanın taleple bağlı kalınarak sonuçlandığı, böylece davaya dayanak alınan hukuki ilişkinin varlığı saptanarak davalının sorumluluğu da kesinleşen bu hükümle tespit edildiği, önceki dava taraflar arasında kesin hüküm oluşturduğundan sonradan açılan eldeki ek dava için Mahkemece davacı vekilinin dava dilekçesindeki talebi gözetilerek ilk davadaki bilirkişi raporunda belirlenen metrekare birim bedeli esas alınarak karar verilmesinin yerinde olduğu ancak ek davada vekille temsil olunan davacı lehine asıl ve ek davada hükmedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanacak nispi vekalet ücretinden asıl davada takdir edilen vekâlet ücretinin mahsup edilerek bakiyeye karar verilmesi gerekirken davacı yararına fazla vekâlet ücreti takdir edilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan kısmın tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Asıl davada alınan ve kesinleşen hükmün dayanağını teşkil eden bilirkişi raporunun açılan eldeki ek dava yönünden hem tarafları hem de Mahkemeyi bağlayacak nitelikte kesin bir delil mahiyetini almış olup saklı tutulan bedele ilişkin açılan eldeki davada yeniden bilirkişi incelemesi yapılmaksızın işbu raporun hükme esas alınması yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan temyiz harcının alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1940, K. 2025/14487, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1940-e-2025-14487-k-ecc05d7bc441