Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1713 E. 2025/12281 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1713
Karar No
2025/12281
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/2120 Esas, 2024/4342 Karar KARAR: Esastan ret SAYISI: 2021/212 Esas, 2022/274 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Manisa ili, ... ilçesi, .../... Mahallesi 240 ada 11 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını, tespit edilecek bedelin davalı idareden alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından dava açmadan evvel 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) gereğince idareye müracaat edilmesi ve söz konusu gayrimenkulün kamulaştırılmasının talep edilmesi gerektiğini, 5999 sayılı Kanun ve 6111 sayılı Kanunlar ile 2942 sayılı Kanun'da önemli değişiklik ve yenilikler getirildiğini, söz konusu kanun hükümleri ile 2942 sayılı Kanun'un amir hükümleri çerçevesinde kuruma müracaat edildikten sonra davanın açılması gerektiği kanaatinde olduklarını belirterek hukuk ve kanuna aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı kurumun bildirdiği ve bilirkişi raporunda tespit edilen fiili el atma tarihinin esas alınmadığını, ... şerhi ile fiili el atmanın irtibatlandırılmadığını, hak düşürücü süre kadastro tespitine ilişkin olup ödeme yapıldığına dair bir karine oluşturmayacağını, ... şerh tarihi el atma kabul edilecek ise harcın maktu tahsil edilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kadastro çalışmalarından önce 5.560,00 m² miktarında, "tarla" vasfında, 176 parsel numarası ile tapuda kayıtlı iken Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.11.1959 tarihli ve 1959/616 Esas, 1959/531 Karar sayılı dosyası ile zilyet...'e karşı, 6830 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca, irtifak hakkı tesisi talebi ile açılan davada, ... Müdürlüğü adına ve gayrimenkul üzerine irtifak hakkı tesis ve istimlakin tapuya tesciline karar verildiği; daha sonra yörede yapılan kadastro çalışmalarında taşınmazın 253 parsel numarası ile, "tarla" vasfı ile, 3.250,00 m² miktarlı olarak 27.09.1967 tarihinde tapulama tutanağının düzenlendiği, tutanağın beyanlar hanesinde, "haritasında gösterildiği şekilde, ... Genel Müdürlüğü lehine, ... ... İrtifakı Hakkı şerhinin, 03/01/1966 tarih ve 8 yevmiye sayısı ile" tapuda tescilli olduğu şerhinin verildiği ve tapulama tutanağının komisyon kararının 05.08.1968 tarihinde kesinleşmesi üzerine de 17.09.1968 tarihli ve 1318 yevmiye numarası ile ... adına tapuya tescil edilmiş olduğu, "Haritasında gösterildiği şekilde, ... Genel Müdürlüğü lehine, ... ... irtifak hakkı" şerhinin de tapuda işlenmiş olduğu, davacının taşınmazı, üzerindeki şerhlerle yükümlü olarak, 31.07.2007 tarihinde satış yolu ile edindiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesindeki "Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz." hükmü nazara alındığında, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin komisyon kararına istinaden kesinleşmesine müteakip, 17.09.1968 tarihinde tapuya tescilinin yapıldığı, daha önce kamulaştırma yapıldığı, kamulaştırma sonrası yapılan kadastro tespitinde irtifak şerhinin tespit tutanağına ve tapu kaydına işlendiği ve taşınmazın önceki malikleri ve davacı tarafça 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı, eldeki davanın 10 yıllık hak düşürücü sürü fazlasıyla geçtikten sonra 12.11.2018 tarihinde açılmış olduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1713, K. 2025/12281, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1713-e-2025-12281-k-db2658d5959a