Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1703 E. 2025/12959 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1703
- Karar No
- 2025/12959
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/2183 Esas, 2024/4106 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/188 Esas, 2022/118 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 387 77... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına yaptıkları uzlaşma taleplerinin taşınmazın ilçe belediyesinin görev ve sorumluluk alanı içinde bulunması nedeniyle reddedildiğini, ardından ... Belediye Başkanlığına yönelik uzlaşma talebinde bulunduklarını, taleplerinin reddedilmesi üzerine İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/75 Esas, 2015/459 Karar sayılı dosyasında kamulaştırmasız el atma davası açtıklarını, davanın kabulü ile taşınmazın davalı idare adına yol olarak terkine hükmedildiğini ve kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, böylece mülkiyetin ... Belediye Başkanlığına geçtiğini, tescil kararı kesin olduğundan mülkiyetin sözü edilen idareye geçmesi için tescil kararının tapuya işlenmesinin şart olmadığını, bu nedenle açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar vekilinin dava konusu taşınmaza ilişkin daha evvelden açılıp kesinleşen mahkeme kararı olduğunu belirttiği cevap dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, takip eden celsede kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasında taşınmazın ilçe belediyesi adına tescili kararına dayanılarak davanın reddi talebinde bulunulduğunu, ilçe belediyesi aleyhine açılan ve kesinleşen davadan haberdar olabilmelerinin mümkün olmadığını, söz konusu karar tarihinden bugüne kadar yaklaşık yedi yıldır ... Belediye Başkanlığı tarafından taşınmazın tapu kaydının iptali ile belediye adına tescil ve terkin işleminin yapılmadığını, dava konusu taşınmazın halen tapuda davalılar adına kayıtlı görüldüğünü, mevcut tapu kaydı bilgilerine dayanarak dava açıldığından kötüniyetli olmadıklarını, kesinleşmiş mahkeme kararı nedeniyle reddedilen davada aleyhlerine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydında da şerh edildiği üzere hakkında İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/75 Esas, 2015/459 Karar sayılı dosyasında verilmiş bir ilâm bulunduğunun açık olduğu, bu konuda yapılacak bir araştırma neticesinde mülkiyetin hükmen tescil ile ... Belediye Başkanlığına geçtiğinin ve kararın kesinleştiğinin anlaşılabilir olduğunun görüldüğü, söz konusu ilâm ile dava konusu taşınmazın tamamının 12 metrelik yol gövdesinde kaldığından bahisle tapusunun iptali ile ... Belediye Başkanlığı adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verildiği, verilen kararın temyiz incelemesinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2017/9947 Esas, 2018/21965 Karar sayılı dosyasında yapıldığı ve hükmün onandığı, karar düzeltme talebinin de Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2019/2361 Esas, 2019/19033 Karar sayılı kararı ile reddedildiği ve hükmün 26.11.2019 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu hali ile İlk Derece Mahkemesince artık ... Belediye Başkanlığına ait olan taşınmaz için davalılar aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesinde ve kendisini vekil ile temsil eden dahili davalılar yararına vekâlet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.