Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16975 E. 2026/3014 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16975
Karar No
2026/3014
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3626 Esas, 2025/2208 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/211 Esas, 2024/698 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazda 1.782,09 m²lik ve 4.297,92 m²lik kısımlarının türbin yeri olarak kullanılmak üzere kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne arar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle tescil hükmünün Maliye Hazinesi adına kurulması gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının düşük objektif değer artış oranının ise yüksek belirlendiğini, taşınmazın metrekare birim fiyatının hatalı ve yüksek hesaplandığını, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, münavebeye esas alınan ürünlere karnabahar ve taze fasülyenin eklenmesinin hatalı olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan alanın kullanıma elverişli olduğunu bu sebeple değer azalışına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece resmî makamlarca yapılmış kıymet takdirlerinin ve bu verilerin değer tespitinin de dikkate alınması gerektiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak yeniden karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, kuru tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza uygun olarak seçilen münavebeli ürünler ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri kullanılmak suretiyle net gelir yöntemi esas alınarak değer biçilmesinin yöntem itibarıyla doğru olduğu, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranı ile objektif değer artışı oranının uygun olduğu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu, ancak dava konusu taşınmaz 27.07.2022 tarihinde ifraz edilerek 1 01... , 450, 4 51... parsellere ayrıldığı, dava konusu olan parsellerin 1 01... ve 1 01... parseller olduğu anlaşıldığı hâlde, eski parsel olan 1 01... parsel üzerinden karar verilmesi ve dava konusu taşınmazın 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 45 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin edindiği taşınmazlar Hazine adına, diğer kamu idarelerine ait taşınmazlar ise tüzel kişilikleri adına tapu sicilinde tescil olunur hükmü gereği, Hazine adına tescil hükmü kurulması gerekirken davacı Bakanlık adına tescil hükmü kurulması doğru görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, arta kalan alanda değer azalışı olmayacağını ve davacı tarafın herhangi bir istinaf talebi olmamasına rağmen ilk kararda hükmedilen 17.900,00 TL vekâlet ücreti yerine 45.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmiş bulunmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın ifrazıyla oluşan 1 01... ve 451 parsel sayılı taşanmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Bölge Adliye Mahkemesince 05.11.2025 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verildiğinden davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16975, K. 2026/3014, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16975-e-2026-3014-k-e4485c9297df