Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16602 E. 2026/5103 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16602
- Karar No
- 2026/5103
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2184 Esas, 2025/2859 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çaldıran 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/343 Esas, 2024/617 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait Van ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 59 parsel sayılı taşınmazın davalının sorumluluğunda bulunan dere suları nedeniyle zarar gördüğünü, müvekkilinin taşınmazı kullanamadığını belirterek kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişilerce taşınmazın kuru veya sulu tarım arazisi olup olmadığına bakılmasızın kapitalizasyon faiz oranının ve objektif değer artışının hatalı olarak belirlendiğini, buğday yonca münavebesinin hukuka aykırı olduğunu, husumetin müvekkiline ait olmadığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun tamamen hatalı olduğunu ve yapılan itirazların mahkemece reddedildiğini, davacı tarafın taşınmazı dere yatağının etkisinden önce faydalandığını ispat edemediğini, bedelin yüksek hesaplandığını, ecrimisilin şartlarının oluşmadığını ve reddine karar verilmesi gerektiğini, ıslah edilen kısımlara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, belirterek bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri Buğday/saman, yonca verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının 47,82 TL olarak hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak hesaplanmasında, dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün parsel sorgulama sisteminin incelenmesinden anlaşılan niteliği, geometrik durumu, özelliği dikkate alınarak %30 oranında objektif değer artışı uygulanmasında, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporu ve keşifte çekilen renkli fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde fen raporunda belirtilen alanlarda tahribat oluştuğu, bu durumun süreklilik arzettiği ve ıslahının mümkün olmadığı jeolog raporu ile sabit olup devamlı olarak dere yatağı haline gelen kısmın tapudan terkinine karar verilmesinde, kamulaştırmasız el atma bedelinden davalı tarafın sorumlu tutulmasında, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.