Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1615 E. 2025/12224 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1615
- Karar No
- 2025/12224
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/2013 Esas, 2024/2020 Karar KARAR: Esastan ret SAYISI: 2023/12 Esas, 2024/80 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., Mahallesi 542 ada 19 parsel sayılı taşınmaza el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet, süreler ve görev yönünden reddine karar verilmesini, taşınmazın jeolojik ve topoğrafik özellikleri sebebiyle kendi özelliğinden kaynaklı bir durumu olması ve kamu menfaatlerinin gerekliliği ile kişi yararı arasındaki adil dengeyi bozan ölçüsüz bir yükün davacıya yükletildiğinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilerek tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece tespit edilerek hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmak suretiyle ödenmesine karar verildiğini, ancak Anayasa Mahkemesi kararı ve ıslah dilekçelerinin dikkate alınmadığını, en azından hükmedilecek faizin oranının talep ettikleri şekilde kamu bankalarınca 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı olması gerektiğini yine tarafları lehine maktu değil nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının yasal faize ilişkin kısmı ile vekâlet ücretinin maktu şekilde belirlenmesine ilişkin kısımlarının kaldırılarak, ıslah talepleri doğrultusunda hükmedilen tazminatın kamu bankalarınca bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanarak ve vekâlet ücretinin nispi vekâlet ücreti olarak hesaplanarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın rekreasyon alanında kalan kısmının imara yapılaşmaya açık olduğunu, herhangi bir kısıtlılığın söz konusu olmadığını, bu nedenle kısıtlı olduğunu düşünülerek müvekkil idare aleyhine karar verilmesinin doğru olmadığını, ayrıca rekreasyon alanlarının park alanı gibi değerlendirilmemesi gerektiğini, bu konuda örnek kararlar bulunduğunu, dolayısıyla el atmanın söz konusu olmadığını, taşınmazın kendi özelliğinden kaynaklanan durum nedeniyle müvekkil idare aleyhine tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte bilirkişi raporlarına itiraz ettiklerini, raporlar arasında çelişki olduğunu, metrekare birim fiyatının çok yüksek belirlendiğini, bilirkişilerce emsal alınan taşınmazdaki satış işlemi incelendiğinde taşınmazın belirli bir hissesi ile ilgili işlem yapıldığının görüleceğini, bu sebeple bu taşınmazın emsal kabul edilmesinin mümkün olmadığını, emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğunu, bilirkişilerce ... Kurumu lehine irtifak hakkı nedeniyle uygulanan değer düşüklüğünün daha fazla olması gerektiğini düşündüklerini, yine emsal taşınmaz ve dava konusu taşınmazın yüzölçümlerinin benzer olmadığını, istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak taşınmazın jeolojik ve topoğrafik özellikleri sebebiyle kendi özelliğinden kaynaklı bir durumu olması ve kamu menfaatlerinin gerekliliği ile kişi yararı arasındaki adil dengeyi bozan ölçüsüz bir yükün davacıya yükletildiğinden söz edilemeyeceği ve herhangi bir kısıtlılığın söz konusu olmaması nedeni ile haksız ve mesnetsiz olan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci ve 12 nci Maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek ve 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, dava konusu taşınmazın kadastral parsel, somut emsal kabul edilen taşınmazın ise uygulama görmüş imar parseli olması nedeniyle düzenleme ortaklık payı yönünden denkleştirme yapılmasının yerinde olduğu, vergi rayiçleriyle uyumlu şekilde yapılan mukayese sonucunda 08.06.2023 tarihi itibarıyla belirlenen 2.079,00 TL/m² birim fiyatının taşınmazın özelliklerine uygun olduğu, ... Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sisteminden Dairece yapılan incelemede taşınmazın konumu ve özellikleri dikkate alındığında belirlenen metrekare birim fiyatının uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.