Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1539 E. 2025/12509 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1539
- Karar No
- 2025/12509
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/474 Esas, 2024/2204 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/1112 Esas, 2022/504 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Artvin ili, ... ilçesi, ... köyü 1 21... ve 5 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi kurulunun kullandığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün verilerinin tek başına kullanılmasının kabul edilemeyeceğini, .... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün daha önceki yıllar için belirlenmiş bulunan verim miktarları ile karşılaştırıldığında çok yüksek olduğunu, tarımsal ürünlerin verim ve satış fiyatlarının 2005 yılından sonra anormal şekilde artmasına rağmen üretim maliyetlerinin aynı oranda artmadığını ve üretim masraflarının ayrı ayrı açıklanmadığını, üretim giderlerinin brüt gelirin 1/3'ünü geçmeyecek şekilde sınırlandırılması gerektiğini, yapılan itirazlar değerlendirmeye alınmadan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesinde esas alınan unsurlar aynen tekrarlanarak objektif değer artışı uygulanmak suretiyle kamulaştırma değerinin yükseltildiğini, bilirkişi kurulu raporunda meyve bahçesi için tek tek uzun ömürlü tesislerde tesis ve üretim masrafları analiz edilmeden, sadece normal üretim dönemi içinde tek bir yılın gelir ve giderleri esas alınarak adeta tarla arazisi gibi değerleme yapıldığını, bu biçimde hesaplama yapılmasının bilimsel esaslar ve yargı içtihatlarına uygun olmadığını, kamulaştırma bedeline faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ceviz ve şeftali sınır ağacı mahiyetinde olduğundan kapladığı alana göre değil bu alanın sebze bahçesi üzerinden hesaplanarak meyve gelirinin eklenmesi gerektiğini, 2021 verilerinin 2020 yılı gerçekleşen değerlere ait olduğunu, 2022 yılı verilerine göre hesaplama yapılması gerektiğini, köy muhtarı ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden sorularak tespit edilecek ürünler üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, çiftçilerce tercih edilmeyen ürünlerin münavebeye alındığını, ... Vadisinin mikro-klima etkisi nedeniyle sebze yetiştiriciliği yapıldığını, ..., T. Fasulye, hasıl mısır ve dane mısır da münavebeye dahil edilerek yapılan hesaplamanın gerçeği yansıtmadığını, o ürünlerin 2. ürün olarak yetiştirildiğini, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünü aşmayacak olmasına göre üretim giderlerinin hatalı alındığını, üretim giderlerine tarla kirası, masrafların faiz karşılığı, genel idari giderler ve beklenmeyen giderlerin eklenmesi suretiyle giderlerin fazla belirlendiğini, taşınmazın bulunduğu konum itibarıyla %50 oranında objektif değer artışı verilmesi gerektiğini, ... Mahallesinde bulunan arsa vasfındaki taşınmazların metrekare bedelleri 2021 yılı değerlerine göre ortalama 1.360.00 TL olarak asgari beyan değeri belirlendiğini, Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/673 Esas, 2016/410 Karar sayılı kamulaştırma dosyasında %25 oranında objektif değer artışı verildiğini ve Yargıtayca onandığını, kapitalizasyon faiz oranının %3 olarak uygulanması gerektiğini, baraj kamulaştırması nedeniyle araziler, evler ve tüm yaşam alanları yok olduğundan ve taşınmaz sahiplerinin geçmişinden koparak yer değiştirmeleri gerektiğinden taşınma ve yeni yer bulmaları ve bu arada geçecek süre de dikkate alındığında bu nedenle de bir objektif artışın yapılması gerektiğini belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca oldukları gibi kullanılmaları halinde getirecekleri net gelir esas alınarak, taşınmazların niteliği ve bilirkişi raporunda yazılı özellikleri dikkate alınarak kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak belirlenmesinde, münavebeye alınan tarım ürünleri ile verim miktarlarında, taşınmazların belirlenen özelliklerine göre objektif değer artışı uygulanmamasında, aynı kamulaştırma alanında bulunan taşınmazların üzerindeki ağaçların farklılık göstermesi ve konumlarına göre farklı metrakere birim fiyatları belirlenmesinde, davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, iklim koşullarının elverdiği bazı yörelerde bir ürün hasat edildikten sonra toprağın yeniden hazırlanıp ikinci uygun ürün ekilebildiği, bir yılda birden fazla ürün alınma imkanı bulunan yerlerde ülke genelinde bir yıldaki ikinci ürünün hazırlık ve yetiştirme süreleri de dikkate alındığında yılı aşan süre gerektiği de gözetilerek, iki yılda üç ürün veya üç yılda dört ürün münavebe esası uygulanarak değerlendirme yapılması gerektiği ancak, dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede bir yılda birden fazla ürün yetiştirilmesi olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10 .2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.