Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1532 E. 2025/11898 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1532
Karar No
2025/11898
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3202 Esas, 2024/3062 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/33 Esas, 2023/650 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., .... Mahallesi 4919 ada 16/A parsel sayılı taşınmazın malikinin davacının murisi olduğunu ve tek mirasçısının davacı olduğunu, söz konusu değerli ve merkezi konumda bulunan taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkının ortadan kaldırıldığını, mülkiyet hakkının tamamen kullanılamaz hale getirildiğini ve taşınmazda müvekkillerinin inşaat yapma olanağı olmasına rağmen bunu gerçekleştiremediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu taşımazın şimdilik 10.000 TL bedelinin el atma tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın husumetten reddi gerektiğini, İmar İdare Heyetinin ... olarak devam etmekte olduğunu, sorumluluğun ve yetkinin .... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına ait olduğunu, söz konusu alanın zayiat olarak ayrılmış olması dikkate alınarak davanın bu sebeple de reddi gerektiğini belirterek haksız davanın öncelikle husumetten, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle husumet ve süre aşımı yönünden reddi gerektiğini, yolun sorumluluğunun .... Belediye Başkanlığında olduğunu, müvekkili belediyece yapılan işlemin imar mevzuatı ve ilgili yönetmelikler gereği olup el atma olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KA İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden ise kabulüne, hükmedilen bedelin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen dtaşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İmar İdare Heyetinin 26.06.1950 tarihli ve 162 sayılı kararıyla onaylanan 17235 nolu parselasyon planı ile uygulamaya giren 13130 m² yüzölçümlü 1681 ada 7 sayılı taşınmazın 2275 m²sinin zayiat kesilerek geriye kalan kısım muhtelif imar parsellerine ve 590m² yüzölçümlü 4919 ada 16 nolu parsele şuyulandırıldığını, imar kullanımının "Konut Alanı" yapılaşma şeklinin ise klasik ayrık nizam 2 kat olduğunu, 18.02.1966 tarihli ve 83 sayılı kararı ile onaylanan 57000 nolu parselasyon planı ile 590m² yüzölçümlü 4919 ada 16 nolu parselin 46m²sinin "yola giden alan" olarak ayrıldığını ve 4919 ada 16/A parsel olarak tapuya tescil edildiğini ve geriye kalan 544 m²lik kısmın ise uhdesinde kaldığını, parselin imar kullanımı değişmeyerek, kat adedinin 2 kattan 3 kata çıkarıldığını, ayrıca 4919 ada 1,2,3,15,16,17 ve 18 nolu parseller İmar İdare Heyetinin 18.04.1969 tarihli ve 255 sayılı kararı ile onaylanan ifraz ve tevhit işlemleri ile uygulamaya alınarak 16 nolu parselin 244 m²sinin ilkokul kullanımındaki 4919 ada 24 nolu parsele, 300 m²sinin ise konut kullanımlı 25 nolu parsele şuyulandırıldığını ve bölgenin kat adedinin 4 kata çıkarıldığını, 4919 ada 25 nolu parsel ve çevresinde yapılan değişiklik ile kat adedinin 4 kata çıkarılması neticesinde parsel sahiplerinin fazladan imar haklarını almaları ve konut olarak düzenlenen kısımları satanların kamuya bırakılması gereken kısmın halen ellerinde bulundurmaya devam ettiklerinden aynı ada 16/A nolu parselin kamuya terkin edilen bir alan olması nedeniyle davanın hukuken konusu kalmadığından davanın kabulüne ilişkin hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, bedelin yüksek olduğunu, bilirkişi raporundaki emsalin değerlendirmeye esas alınamayacağını, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 13130 m² alanlı 1681 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 1950 tarihli 17235 nolu parselasyon planı ile uygulamaya alınarak zayiat düzenleme ortaklık payı kesilmesini müteakip 590 m² yüzölçümlü 4919 ada 16 parsele şuyulandığı, daha sonra İmar İdare Heyetince 1966 tarihinde onaylanan 57000 nolu parselasyon planı ile 2. kez uygulamaya alınarak 4919 ada 16 parselin 46 m²sinin yola giden olarak ayrılıp kalan kısmın imar parsellerine şuyulandırıldığı, yol olarak ayrılan bu bölümlerin tapuda halen yaşamakla birlikte fiilen yol olarak kullanıldığı ve ....Sokak üzerinde kaldığı, dava konusu taşınmazların ilk imar uygulaması sonucu zayiat kesilmek suretiyle oluşan imar parseli olduğu, bir taşınmazda birden fazla düzenleme ortaklık payı kesilemeyeceği hususu dikkate alındığında davaya konu taşınmazlara fiilen bu yönüyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği, el atma tarihinin 1983 yılı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça uzlaşma başvurusunda bulunulduğu, parselasyon planlarının yapıldığı tarih itibarıyla İmar İdare Heyetinin yerine kaim olmak üzere .... Büyükşehir Belediye Başkanlığının yer aldığı ve 15.12.1017 tarihli ve 2445 sayılı .... Büyükşehir Belediye Meclisi kararının 08.10.2019 tarihli ve 1250 sayılı .... Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile iptal edildiği, buna göre 12 metre ve üstü yol genişliği olan yerlerde bakım, onarım ve sorumluluğun .... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğu dikkate alındığında, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde kanuna aykırılık bulunmadığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Bütyükşehir Belediye Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçeye göre; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... Başkanlığın'dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1532, K. 2025/11898, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1532-e-2025-11898-k-8c6e090d7f41