Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/153 E. 2025/11577 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/153
- Karar No
- 2025/11577
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/241 Esas, 2024/441 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., ... Mahallesi ... parsel (yenileme ile ... ada 4 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedelin rayicinden düşük olduğunu, taşınmazda bulunan derin kuyu ile damlama sulama sisteminin toprak altındaki boru sistemi ile bedelinin hesaplamaya dâhil edilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.01.2016 tarihli ve 2012/271 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 26.01.2016 tarihli ve 2012/271 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmaza 15 yaşındaki kapama bağ niteliğine göre değerlendirme tarihi 2012 yılı itibarıyla dekara asgari ve azami üretim miktarını, kilogram başına toptan satış fiyatı ve ayrıntılı üretim giderlerini gösteren veri listesinin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilip bu verilere uygun olarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden, taşınmazın konumu ve niteliğine göre objektif değer artırıcı unsurlar da dikkate alınarak değer biçilmesi gerekirken arazi bedeli ile tesis bedeli hesaplaması yapılarak metrekare birim bedeli belirleyen rapora göre hüküm kurulması, hükme esas alınan 18.09.2014 tarihli Jeoloji Mühendisinin raporunda hesaplanan kuyu bedeline hükmedildiği hâlde, mükerrer olacak şekilde ayrıca 8.500,00 TL kuyu bedeline hükmedilmesi, faiz bitiş tarihinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi ve davanın niteliği gereği kendisini vekil ile temsil ettiren taraflar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 23.12.2021 tarihli ve 2019/91 Esas, 2021/348 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 23.12.2021 tarihli ve 2019/91 Esas, 2021/348 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmaz üzerinde yetiştirildiği tespit edilen üzüm çeşidine (....) ilişkin dosyada mevcut 2012 yılı ... İl Tarım ve Orman Müdürlüğü resmî veri cetvelindeki dekar başına verim miktarı, üretim ma.afı ve hasat dönemindeki ortalama toptan kilogram satış fiyatı verileri esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken bu hususta bozma yapılmadığı hâlde, farklı üzüm çeşidine ilişkin veriler kullanılarak taşınmazın değerinin tespit edilmesinin doğru olmadığı, dava konusu taşınmazda kamulaştırmadan arta kalan 4.285,52 m²lik kısım için bozma öncesi kararda %10 değer azalışı bedeline hükmedildiği ve bu hususta Dairemizce bozma yapılmadığı hâlde, davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin bozma sonrası kararda arta kalan bu kısım için %20 değer azalışı bedeline hükmedilerek fazla bedel tespit edilmesinin isabetsiz olduğu ve tespit edilen bedelin ilk kararla ödenmesine hükmedildiği gözetilerek, ilk karar tarihi olan 26.01.2016 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde son karar tarihine kadar yasal faiz yürütülmesinin bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk karar öncesi aldırılan bilirkişi raporu ile son karara esas alınan bilirkişi raporu arasında net gelir yönünden fahiş fark bulunduğunu, söz konusu çelişki giderilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca gerçekleştirilen yenileme çalışmaları sonucunda oluşan yeni ada ve parsel numarası üzerinden hüküm kurulması gerektiğini, depo kararında belirtilen miktarın hatalı olup bu husus bildirildiği hâlde, düzeltilmediği gibi henüz bedel depo edilmeden davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faiz bitiş tarihlerinin hatalı olarak belirlendiğini, davalı lehine maktu vekâlet ücreti yerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları arasındaki çelişkilere yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmaz üzerinde .... çeşidi üzüm tesisi bulunduğunu, ... İl Tarım ve Orman Müdürlüğü resmî verilerine göre verim miktarının 3000-6000 kg/da olarak esas alınması gerekirken 500 kg/da esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu bağın herhangi bir çeşit değil Red-Globe üzüm çeşidi ile tesis edilmiş olduğunu, damlama sulama sisteminin toprak altında kalan boru ve sulama sisteminin revize edilmesi, bunun maliyeti, işçilik giderleri ve bu sistemin revize edilmesi sırasında uğranılacak kayıp ve giderlerin dikkate alınmadığını, davacı idarenin dahi kıymet takdir raporunda müvekkiline ait bağı yüksek sistem bağ olarak nitelendirdiğini, taşınmazdaki bağın yüksek verim getiren, ürün çeşitliliği piyasada kabul gören ve yüksek bedel ile pazarı olan bağlardan olduğunu, davaya konu taşınmazın son imar durumu ve mevcut halinin araştırılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Kapama üzüm bahçesi (.... cinsi) niteliğindeki ... ili, ..., .... Mahallesi ... parsel (yenileme ile 9327 ada 4 parsel) sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Dava konusu taşınmaz için ilk kararla tespit edilen bedelin davalıya ödendiği anlaşılmakla birlikte, bozma sonrası belirlenen fark 389.129,40 TL kamulaştırma bedeli depo edilmeden hüküm kurulması doğru değildir. 5. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması ve UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden Dairemizce edinilen bilgiye göre; dava konusu 196 parsel sayılı taşınmazın, 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan kadastro yenileme çalışmaları sonucunda pasife alınıp 9327 ada 4 parsel numarası ile tapuya tescil edildiği anlaşılmış olup yeni ada ve parsel numarası üzerinden hüküm tesis edilmiş olması infazda tereddüt oluşturacağından isabetli bulunmamıştır. 6. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin ilk kararla davalı tarafa ödenmesine hükmedilen 302.339,80 TL'lik kısmı için ilk karar tarihi olan 26.01.2016 tarihine kadar, bozma sonrası artan fark kısım için son karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır. 7. Kamulaştırma nedeniyle açılan bedel tespit ve tescil davaları tespit davası niteliğinde olduğundan davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına maktu vekâlet ücreti tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.