Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15067 E. 2026/5571 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15067
Karar No
2026/5571
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1383 Esas, 2025/1433 Karar DAVA TARİHİ : 29.12.2022 KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/647 Esas, 2024/197 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ...ilçesi, ... Mahallesi 2829 (eski 1538 parsel) sayılı taşınmazın müvekkillerinin murisleri adına kayıtlı iken usulüne uygun bir kamulaştırma yapılmaksızın hukuka aykırı olarak tapu kaydının iptal edildiğini belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili idare adına verilen tescil kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, bu nedenle yolsuz tescil olarak nitelendirilemeyeceğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hatalı olduğunu, taşınmazın kamu hizmetine tahsisinin 1956 yılından önce olduğunu, 1973 yılında verilen tescil kararının bildirici nitelikte olduğunu, el atma tarihindeki vasfının dikkate alınarak değer biçilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın, kadastro tespitinin iptali için ... Arazi Kadastro Mahkemesinin 1963/951 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, yargılama devam ettiği sırada, ... tarafından tesis edilen tarihi Vakıf Kırkçeşme Suyu galeri güzergahında kalan 1100 m² lik kısmının 221 sayılı Kanun gereğince ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.03.1973 tarihli ve 501/77 sayılı ilamıyla 05.10.1973 tarihli ve ... no.lu yevmiye ile İSKİ Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği; ancak 09.11.1974 tarihinde kesinleşen ve dava konusu taşınmazın 1100 m²lik kısmının davalı idare adına tesciline ilişkin ... Arazi Kadastro Mahkemesinin 1963/951 Esas ve 1971/60 Karar sayılı ilamından sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesin üçüncü fıkrasında düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından davanın Kadastro Yasası gereğince hak düşürücü sürede davanın açılmamış olması karşısında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapudaki tescil kararının Kadastro Mahkemesinin kararına dayanmadığını, bu nedenle 10 yıllık sürenin uygulanamayacağını, taşınmazın İSKİ Genel Müdürlüğü adına tapuda kaydedilmesinin yolsuz tescil olduğunu, taşınmazın tescilinin 1963 yılından sonra olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davacılar Ayla İpek vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; 10 yıllık sürenin uygulanamayacağını, kamulaştırmasız el atma davasının herhangi bir süreye tabi olmaksızın her zaman açılabileceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacılar ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/15067, K. 2026/5571, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-15067-e-2026-5571-k-b5f47766e285