Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13547 E. 2026/4967 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13547
Karar No
2026/4967
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2131 Esas, 2025/1195 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/460 Esas, 2022/378 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu daimi ve geçici irtifak tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin karşı davada yapılan yargılama sonucu İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden davanın kabulüne, karşı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı karşı davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı-karşı davalı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kırklareli ili, ..., ... Mahallesi 843 parsel sayılı taşınmazın 210,26 m²lik kısmının daimi, 318,11 m²lik kısmının 1 yıllık geçici irtifak kamulaştırma bedelinin tespitine ve bu hakkın davacı idare lehine tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; taşınmazın kamulaştırma işlemlerine ilişkin olarak anlaşma sağlanamadığını, işlemlerin eksik olduğunu, dava şartının yerine getirilmediğini, uzlaşma yapılmadığının belgelenmesi gerektiğini, davacı idare tarafından takdir edilen kıymet takdir bedelinin düşük olduğunu, haksız davanın reddine, kamulaştırma bedelinin hesaplanarak 30 yıl süresince oluşan üretim kaybının da tespit edilerek kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminata hükmedilmesine, masraf ve vekâlet ücretinin davacı karşı davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davanın kabulüne, karşı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davaya ilişkin olarak uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, ürün verileri ile ilgili 2020 verilerinin getirilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazda sulu tarım yapıldığını, karşı dava yönünden 30 yıllık zararlarının karşılanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artırıcı unsur oranının uygun düştüğü, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü ve geometrik durumu ve boru hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle daimi ve geçici irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde yine karşı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı-karşı davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13547, K. 2026/4967, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13547-e-2026-4967-k-1c74d517e197