Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12561 E. 2026/5164 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12561
Karar No
2026/5164
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1290 Esas, 2025/1143 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/295 Esas, 2024/52 Karar

Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 59... parsel sayılı taşınmaza ilişkin açılan Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/91 Esas, 2022/207 Karar sayılı davada müvekkiline ait tapu kaydının iptal edilerek Devlet Ormanı vasfı ile Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, kararın 06.10.2022 tarihinde kesinleştiğini belirterek hesaplanacak tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sıfatının Orman Genel Müdürlüğünde olduğunu, müvekkil idarenin davalı sıfatı bulunmadığından husumet itirazı bulunduğunu, müvekkil idare açısından davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre, zamanaşımı, husumet ve belirsiz dava ile ilgili itirazlarının dikkate alınmadığını, taşınmazın tapusunun dava tarihi itibari ile davacı adına kayıtlı olduğunu, ortada iptal edilen bir tapunun mevcut olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, taşınmaz için tespit edilen değerin fahiş olduğunu, taşınmazın raporda belirtildiği üzere orman vasfında olduğunu, içerisinde orman ağaçları bulunmakta olup ekili ve dikili herhangi bir ziraat mahsulü bulunmadığını, taşınmazın özellikleri dikkate alındığında kabul edilen %10 değer artış oranının ve kapitalizasyon faizinin hatalı olduğunu, kıymet takdirinde üretime esas alınan getirisi oldukça yüksek ürünlerin tercih edilmesine, bu ürünlerin verim değerleri oldukça yüksek belirlenmesine fakat giderlerinde bir o kadar düşük belirlenmesine itirazları olduğunu, değerlendirme tarihinin dava tarihi olarak alınmasının doğru olmadığını, dosyaya gelen Belediye cevabi yazısına göre düzenleme ortaklık payı kesintisinin kadastral parsel olması nedeni ile yapılmadığını, azami oranın %45 olduğunun belirtildiğini, bunun yanlış olduğuna dair itirazlarının dikkate alınmadığını, ıslah ile artırılan miktarın zamanaşımına uğradığını, ıslah edilen miktar için işletilen faizin doğru olmadığını, davalı kurum aleyhine ve lehine hükmedilen vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile değerlendirme tarihinin dava tarihi olarak alınması ve taşınmazın tarım arazisi olduğu kabul edilerek net gelir metoduna göre değer belirlenmesinin doğru olduğu, taşınmazın özellikleri ve toprak yapısı itibarıyla uygulanan münavebe ürünleri, maliyet cetveli ve kapitalizasyon faiz oranında da bir isabetsizlik görülmediği, 2022 yılı için belirlenen metrekare birim fiyatı da bölge rayiçlerine uygun bulunduğu, tüm tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 59... parsel sayılı 5196,53 m² yüzölçümlü taşınmazın yörede yapılan kadastro çalışmaları esnasında 13.02.1973 tarihinde dava dışı şahıslar adına tespit ve tescil edildiği, davacının 21.09.2000 tarihinde satış yoluyla malik olduğu, Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/91 Esas, 2022/207 Karar sayılı kararı ile tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 06.10.2022 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 08.11.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

3. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak ve dava konusu taşınmazın özelliklerine, dosya kapsamına göre uygun görülen kapitalizasyon faiz ve objektif değer artış oranı uygulanarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12561, K. 2026/5164, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12561-e-2026-5164-k-63bf300fe2d5