Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1228 E. 2025/11660 K. – Yargılamanın
Konu: Yargılamanın İadesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1228
- Karar No
- 2025/11660
- Karar Tarihi
- Konu
- Yargılamanın İadesi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/5334 Esas, 2024/4171 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/257 Esas, 2024/624 Karar Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalının yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalısı olduğu Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/102 Esas, 2021/307 Karar sayılı kararının denetiminden geçerek en son Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/81 Esas, 2023/4490 Karar sayılı ve 08.05.2023 tarihli kararı ile kesinleştiğini, İşbu kesinleşmiş davayla ilgili dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu hususu ilgili kurumlardan istenen imar durumu belgelerinde ısrarla 1/1000'lik ve 1/5000'lik planlarının bulunmadığı sadece 1/25.000'lik planının bulunduğu belirtildiğini, bu yazı cevapları nedeniyle dava konusu ... ili, .... ilçesi, .... köyü 193 parsel sayılı taşınmazın, tarla vasfında kabul edildiğini, kıymet takdirinin de tarla vasfına göre yapıldığını ve kararın bu şekilde kesinleştiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375/1-ç maddesi gereğince ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/5-1265 Esas, 2023/437 Karar sayılı içtihadıda dikkate alınarak, Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/102 Esas, 2021/307 Karar sayılı kesinleşmiş kararının ortadan kaldırılmasını ve anılan dosyada yeniden yargılama kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; aleyhine açılan haksız davayı kabul etmediklerini, dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerektiğini, karşı tarafın talebi için, kanunda yer alan dayanak bir madde bulunmadığını, yargılamanın yenilenmesi sebepleri kanunda tahdidi olarak sayılmış bulunup; aleyhe talebin reddi gerektiğini, bu nedenlerle hukuka aykırı açılan davanın reddini, tarafı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, ... Büyükşehir Belediyesine dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 2019 yılı itibarıyla 1/1000 ve 1/5000'lik plan kapsamında kalıp kalmadığı sorulmuşsa da belediye tarafından hatalı olarak ilgili 1/1000 ve 1/5000'lik planlarının bulunmadığı söylenmesi üzerine yargılamanın yenilenmesi taleplerinin reddedildiğini, belediyenin cevabının hatalı olduğunu, zira, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin söz konusu ...-İstanbul otoyolu kapsamında kalan ve....'da bulunan taşınmazlara ilişkin verilen, taşınmazların "Arsa" vasfında olduğunun sayılmasına ilişkin 2 adet kararda, 12/01/2009 yılında 34 sayılı meclis kararı ile 1/5000'lik ve 14/06/2010 yılında ise 812 sayılı meclis kararı ile 1/1000'lik Uygulama İmar Planlarının onandığı ve en yakın belediye hizmetlerine de 1000 metre mesafede bulunduğu, bu hususların varlığı nedeniyle dava konusu taşınmazların arsa vasfında olduğunun kabulünün gerektiğinin belirtildiğini, (... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2023/881 Esas, 2023/3903 Kararı ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2024/1800 Esas, 2024/1721 Karar), ayrıca taraflarınca Harita Mühendisi aracılığı ile yapılan araştırmada, dava konusu taşınmazların 1/1000'lik planının bulunduğu ve parsel üzerinde gösterilerek mahkemeye sunulduğunu, yerel mahkeme dava konusu taşınmazlara ilişkin ... Büyükşehir Belediyesince 12/01/2009 tarihli ve 34 sayılı ve 14/06/2010 tarihli ve 812 sayılı meclis kararları ile onanmış 1/5000'lik ve 1/1000'lik Uygulama İmar Planlarının bulunup bulunmadığının sorulması halinde doğru cevap alınabileceğini, Anayasa Mahkemesinin 2019/29813 sayılı bireysel başvurusunda vermiş olduğu hak ihlali kararında kamulaştırılan taşınmazın gerçek kamulaştırma bedelinin tespiti gerektiği ve daha önce yapılan yargılamanın usuli kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığının da tartışılması gerektiğini belirttiğini, yeniden yargılama talep edilen davada, davacı kurum tarafından uygulama imar planlarının yapılmış ve elinde olmasına rağmen dava dilekçesinin ekinde işbu planlarının da sunulması gerekirken sırf gerçek kamulaştırma bedelinin tespit edilmemesi için bu belgelerin sunulmadığını, yerel mahkemenin ve Yargıtay'ın hatalı kamulaştırma bedeli tespit etmesine neden olunduğunu, önceki yargılamanın usuli kazanılmış hak oluşturmayacağını belirterek, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; aleyhe açılan davada, yargılamanın yenilenmesi şartlarının kanunda tahdidi olarak sayılmış olması ve somut olayda iş bu sebeplerden hiçbirinin mevcut olmaması sebebi ile İlk Derece Mahkemesinin verdiği ret kararının doğru olduğunu ancak taraflar lehine eksik vekâlet ücreti verilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada, kesinleşmeden sonra elde edilen yeni bir belgenin ortaya çıkmasının söz konusu olmadığı, zira, dosya arasında mevcut, Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin dava dosyası incelendiğinde, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davalı vekilince yargılama sırasında da taşınmazın "arsa" olarak değerlendirilmesinin talep edildiği, bu talep ve iddianın temyiz dilekçelerinde de yer aldığı, mahkemece dava konusu taşınmazın niteliğinin belirlenmesi için Kemalpaşa Belediye Başkanlığına müzekkere yazıldığı, cevabi yazı ile "1/25000 ölçekli ... Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında -Tarımsal Niteliği Korunacak Alanlar-kapsamında kaldığı, belediyenin gelişme alanında bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, en yakın yerleşim yerine 1.100,00 metre mesafede olduğunun" bildirildiği, KOSBİ cevabi yazısı ile organize sanayi içinde ve plan dahilinde olmadığının bildirildiği, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığından da sorulduğu, buradan gelen cevabi yazıda da "Belediye Meclisinin 12/09/2012 tarih ve 05.843 sayılı kararı ile uygun görülerek onaylanan 1/25000 ölçekli ... Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında, söz konusu plan ölçeği gereği şematik olmakla birlikte, ilgili taşınmazın kısmen -Tarım Alanı ve kısmen de -Otoyol- olarak belirlenmiş hat içinde kaldığı, 1/25000 ölçekli ... Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında Karayolları Genel Müdürlüğünün projesi doğrultusunda "otoyol" kullanım kararı getirilen kısmı için KGM 2.Bölge Müdürlüğünce; İstanbul-... Otoyol Projesi, Kemalpaşa kesimi ve bağlantıları ... Planının belediye meclisinin 12/01/2009 tarih ve 01/34 sayılı kararı ile uygun görülerek onandığının ve yürürlükte olduğununBelediye Meclisinin 12/09/2012 tarih ve 05.843 sayılı kararı ile uygun görülerek onaylanan 1/25000 ölçekli ... Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında, söz konusu plan ölçeği gereği şematik olmakla birlikte, ilgili taşınmazın kısmen -Tarım Alanı ve kısmen de -Otoyol- olarak belirlenmiş hat içinde kaldığı, 1/25000 ölçekli ... Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında Karayolları Genel Müdürlüğünün projesi doğrultusunda "otoyol" kullanım kararı getirilen kısmı için KGM 2.Bölge Müdürlüğünce; İstanbul-... Otoyol Projesi, Kemalpaşa kesimi ve bağlantıları ... Planının belediye meclisinin 12/01/2009 tarih ve 01/34 sayılı kararı ile uygun görülerek onandığının ve yürürlükte olduğunun" bildirildiği, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davalı vekilince sonradan elde edildiği iddia edilen 812 sayılı ve 12.01.2009 tarih, 01/34 sayılı meclis kararlarının İlk Derece Mahkemesince yapılan ilk yargılamada yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda açıklandığı, başka bir deyişle yeni elde edilmiş bir delil olmadığı görülmekte, İlk Derece Mahkemesince henüz karar verilmeden yapılan araştırmalarda bu hususların irdelendiği, bu tarihte Yargıtay incelemesinin sonuçlanmadığı dikkate alındığında, kesinleşmeden sonra elde edilen yeni bir belgenin ortaya çıkmasının söz konusu olmadığı açık olduğu, kaldı ki, yargılamanın yenilenmesi talebi ile açılan mevcut davada da, kesinleşen davanın dava tarihi itibarıyla niteliğinin tespiti için imar durumunun istendiği ve alt ölçekli imar planları olup olmadığının sorulduğu, yargılama sırasında gelen cevabi yazıları destekler cevapların geldiği görülmüş, ayrıca, 812 sayılı 14.04.2010 tarihli meclis kararında "...otoyol güzergahından etkilenen 1/1000 ölçekli mevzi imar planlarının otoyolla uyumu sağlanıncaya kadar mevzii imar planlarında herhangi bir uygulama yapılamaz" şeklinde plan notunun getirilmesi koşuluyla kabul edildiği görülmüş, dava konusu taşınmazın da otoyol güzergahından etkilenen taşınmazlardan olup, kabul edilen şarta göre mevzii imar planında uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, üst ölçekli plan içinde kalan yerlerin "arsa" sayılmasının meskun olması ve belediye hizmetlerinden yararlanması/yararlanabilmesi şartına bağlı olduğu, taşınmazın meskun olmadığı en yakın yerleşim yerine 1100 metre mesafede olduğu ve gelişme alanında olmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı belirlenmişken "arsa" olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığının anlaşıldığı ancak yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararıyla birlikte karşı taraf yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu ücretin yarısına hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında görülüp kesinleşen bedel tespit ve tescil davasına ilişkin yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyada bulunan delil ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin birinci fıkrasında yargılamanın iadesi sebepleri tahdidi olarak sayılmış olup yorum yoluyla dahi genişletilemeyeceği dikkate alındığında koşulları oluşmayan talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.