Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12140 E. 2025/14996 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12140
Karar No
2025/14996
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/349 Esas, 2025/194 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi gereğince tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 18.08.2003 tarihinde Ankara ili, ..., ... Mahallesinde bulunan 462 64... parseldeki B blok, 29 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, ... Genel Müdürlüğü müfettişlerince yapılan inceleme sonucu taşınmazı müvekkiline satmış görünen eski mal sahibi ... Konut Yapı Kooperatifi yetkililerinin imzası ile tapuda bulunan satıcı imzasının benzememesi üzerine soruşturma başlatıldığını, soruşturma sonucu ... Tapu Sicil Müdürlüğünde çalışmakta olan bir kısım müdür ve memurlar tarafından satıcının imzası taklit edilmek suretiyle satışın yapıldığının anlaşıldığını, kooperatif tarafından Sincan Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/89 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan dava sonucunda bütün tapuların iptal edildiğini ve kararın kesinleştiğini, idari soruşturma sonucu tapu memurlarının görevine son verildiğini, ilgili memurlar hakkında sahte resmi evrak tanzim etmek ve dolandırıcılık suçundan Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/124 Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığını, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine göre tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devletin sorumlu bulunduğunu, tapu memurlarının işleminden müvekkilinin zarar gördüğünü, tapu memurlarının sahte vekâletname ve imzalar ile dava konusu meskenleri devretmesi sonucu zararın oluştuğunu belirterek tapudan satın alınan ve daha sonra tapusu iptal edilen dairenin dava tarihi itibarıyla rayiç değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ... Sicil Müdürlüğüne izafeden ..., ... ve ... Bakanlığı aleyhine açılması gerektiğini, hukuka aykırı bir tapu sicil işlemi söz konusu olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.04.2016 tarihli ve 2015/216 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 21.04.2016 tarihli ve 2015/216 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; ... Konut Yapı Kooperatifi ve diğer arsa sahipleri arasında Ankara ili, ..., ... Mahallesi 462 64... parsel sayılı taşınmaz üzerine yapı yapılması yönünde yüklenici .... San. ve Tic. Ltd. Şti'yle ... Noterliğinde düzenlenen 22.08.2001 tarihli ve ... yevmiye nolu kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapıldığı, 30.06.2003 tarihinde kat irtifakının kurulduğu, eldeki dava konusu B Blok 29 nolu bağımsız bölümünün 30.06.2003 tarihinde kat irtifakı yoluyla ... Konut Yapı Kooperatifi adına tapuya tescil edildiği, bilahare satış yoluyla 18.03.2003 tarihinde ...’a geçtiği, ancak arsa maliki kooperatif tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının Sincan Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/89 Esas, 2009/105 Karar sayılı ilamıyla kabul edilerek, dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptaline ve kooperatif adına tesciline ilişkin olarak verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Başmüfettişliğince alınan 13.07.2004 tarihli kriminalistik raporda 15.07.2003 tarihli ve 10818 sayılı vekaletnamenin, vekil eden bölümünde isimleri yazılı arsa maliki kooperatifin yetkilileri ... ve ...’ın imzaları ile farklar bulunduğunun müşahade edildiği, yine Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Başmüfettişliğinin 06.02.2006 tarihli ve 2006/1 sayılı ön inceleme raporunda aynı vekaletnamenin sahte olduğunun anlaşıldığının belirtildiği dikkate alındığında; Mahkemece işin esasına girilip taşınmazın niteliği ve zararın kapsamı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 03.11.2023 tarihli ve 2021/585 Esas ve 2023/742 karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 03.11.2023 tarihli ve 2021/585 Esas, 2023/742 kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz talebinde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal olarak kabul edilen taşınmaz ile dava konusu taşınmazın soyut ifadelerle denetimi mümkün olmayacak şekilde kıyaslaması yapıldığından bu rapora göre hüküm kurulması mümkün görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapusunun iptalinin memur hatasından kaynaklı olmadığını, yüklenicinin edimini ifa etmemesinden kaynaklı olduğunu, illiyet bağının kesildiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3.Mahkemece bozma öncesi verilen kararın davacı tarafça temyiz edilmediği nazara alınmadan taleple bağlılık ve taraflarca getirilme ilkesi gözetilmeksizin fazlaya hükmedilmesi doğru değildir.

Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan ''200.000,00'' sayısının hükümden çıkartılarak yerine ''173.460,00'' sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12140, K. 2025/14996, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12140-e-2025-14996-k-d3ba7f12e63e