Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1205 E. 2025/11466 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1205
Karar No
2025/11466
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/4 Esas, 2018/578 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, .... ilçesi, .... köyü .... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesini kabul etmediklerini beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.06.2015 tarihli ve 2014/1051 Esas 2015/721 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 16.06.2015 tarihli ve 2014/1051 Esas 2015/721 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın kapama meyve bahçesi niteliğindeki bölümünün bedelinin hesaplanmasına ilişkin kısımda taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının yaş cins ve sayısına göre taşınmazda kapladığı alanlar belirlenip, dava tarihi olan 2014 yılı esas alınmak suretiyle İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden resmî veriler getirtilip, bu verilerde nazara alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden, soyut olarak kapama meyve bahçesi olarak hesaplama yapan bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması hatalı olduğu gibi, dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim bedeline %50 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilerek bedel tespit edilmesi gerekirken daha düşük oranda uygulanmak sureti ile eksik bedel tespiti doğru olmadığından ve davacı idare harçtan muaf olmadığı hâlde, aleyhine harca hükmedilmemesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 18.12.2018 tarihli ve 2018/4 Esas 2018/578Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bedelin yüksek olduğunu, faize hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakta olup davacı idare vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin hatalı yazılması doğru değildir. 4. Bozma kararı sonrası artan fark bedelin derhal ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru değildir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının a) Gerekçeli karar başlığının dava tarihine ilişkin bölümünden "03/01/2018" tarihinin çıkartılması, yerine "19.09.2014" tarihinin yazılması, b) Hüküm fıkrasının 2 nolu bendinden "3'er aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına" ibaresinin çıkartılması, yerine "davalı tarafa derhal ödenmesine" cümlesinin yazılması, c) Hüküm fıkrasının 2 nolu bendinden "ve karar kesinleştiğinde davalılara hisseleri oranında ödenmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1205, K. 2025/11466, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1205-e-2025-11466-k-782c3ca7675a