Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11242 E. 2026/4922 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/11242
- Karar No
- 2026/4922
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/547 Esas, 2023/282 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare, davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... 2319 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddi ile gerçek değerin tespitini talep etmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.02.2021 tarihli ve 2019/517 Esas, 2021/164 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece, seralara uygulanan yıpranma payı oranının uygun olduğu, ancak Mahkemece verilen ilk kararda, dava konusu taşınmazın metrekare bedelinin 121.91 TL belirlenerek, bu bedel üzerinden kamulaştırma bedelinin tespit edildiği ve bu hususun bozmaya konu edilmediği anlaşıldığı hâlde, bozma ilamı sonrası davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek taşınmazın metrekare birim bedelinin 157,77 TL olduğu kabulü ile fazla kamulaştırma bedeline hükmedilmesi, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapı bedelleri hesaplanırken yapıların bedelinden müteahhit karı düşülmek suretiyle eksik bedele hükmedilmesi, hükme esas alınan 24.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde bulunan seraların bedeli toplamı 400.846,08 TL olarak hesaplandığı hâlde, raporun sonuç bölümünde maddi hata yapılmak suretiyle 404.846,08 TL sera bedeline hükmedilmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alınmaksızın davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi ve Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanunla Değişik 2942 sayılı Kanun’un 10/8 fıkrasının dördüncü cümlesinin; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği hususunun dikkate alınmadığından hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4. Dairemizce yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan ipotek şerhinin hüküm altına alınan bedele yansıtılması gerektiği ve gerek ilk kararda gerekse bozma sonrası ikinci kararda kamulaştırma bedellerinin davalılara ödenmesine karar verilmiş olmasına rağmen 7139 sayılı Kanun'a ilişkin olarak bozma kararı verilmiş olduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından Dairemizin 30.11.2021 tarihli ve 2021/7550 Esas, 2021/14144 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra, Mahkemece, seralara uygulanan yıpranma payı oranının uygun olduğu, ancak Mahkemece verilen ilk kararda, dava konusu taşınmazın metrekare bedelinin 121.91 TL belirlenerek, bu bedel üzerinden kamulaştırma bedelinin tespit edildiği ve bu hususun bozmaya konu edilmediği anlaşıldığı halde, bozma ilamı sonrası davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek taşınmazın m² birim bedelinin 157,77 TL olduğu kabulü ile fazla kamulaştırma bedeline hükmedilmesi, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapı bedelleri hesaplanırken yapıların bedelinden müteahhit karı düşülmek suretiyle eksik bedele hükmedilmesi, hükme esas alınan 24.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde bulunan ...’e ait seranın bedeli toplamı 400.846,08 TL olarak hesaplandığı hâlde, raporun sonuç bölümünde maddi hata yapılmak suretiyle 404.846,08 TL sera bedeline hükmedilmesi, dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan ipotek şerhinin hüküm altına alınan bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alınmaksızın davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalı ... ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; cam ve plastik seraların metrekare birimlerinin yanlış alındığını, yıpranma oranlarının düşük hesaplandığını, ağaç bedellerinin hatalı hesaplandığını, sondaj kuyusu bedelinin usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin belirlenmiş olduğunu, lehe vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; zemin metrekare birim maddi hataya dayalı olarak bedelinin düşük hesaplandığını, yapı bedellerinin hatalı hesaplandığını, yıpranma oranlarının doğru alınmadığını ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; zemin metrekare birim bedelinin komşu parseller gözönünde bulundurulduğunda maddi hataya dayalı olarak hatalı belirlendiğini, yapı sınıflarının doğru alınmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare, davalı ... ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.