Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10908 E. 2025/17310 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10908
- Karar No
- 2025/17310
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/811 Esas, 2025/986 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/499 Esas, 2024/779 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., ... 1527 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemine bir diyeceklerinin olmadığını, ancak kamulaştırmada gerçek bedelin tespitinin gerektiğini, bu hususta delil listesinde celbini talep ettikleri belgelerin dosyaya kazandırılmasını ve akabinde keşif yapılarak gerçek kamulaştırma bedelinin değişik iş dosyasında tespit edilen bedel ile arasındaki farkın depo ettirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararından sonra depo kararının yerine getirildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davacı idareye dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin blokesi için 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince iki kez 15 gün olmak üzere süre verildiği, ikinci 15 günlük sürenin kesin olduğu ve davanın reddine karar verileceğinin davacı vekiline ihtar edildiği, verilen yasal sürelere rağmen davacı idare tarafından kamulaştırma bedelinin bloke edilmediği gibi davalı taraf vekili de idarece kamulaştırma bedelinin bu aşamada depo edilmesine muvafakat etmediklerini beyan ettikleri görülmüş olup davalı tarafın açık rıza beyanı olmadığından, Mahkemece mevcut dosya kapsamı itibarıyla bu aşamada davanın reddine karar verilmesi yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları ile Anayasal mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi bakımından yerinde görülmekle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde bildirdiği nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazın tespit edilen kamulaştırma bedeli ile istinaf kaldırma kararı öncesi hüküm altına alınmış olan kamulaştırma bedeli arasındaki fark bedelin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği hâlde, davacı idarece fark bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmakla birlikte, her ne kadar davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının yerine getirildiği anlaşılmışsa da davalılar vekilinin istinafa cevap dilekçesi ile işin esasına girilerek karar verilmesini istemediği yönünde beyanda bulunduğu gözetildiğinde, Mahkemenin davanın usulden reddine ilişkin karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Buna karşın, İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2023 tarihli ve 2023/1 37... /177 Karar sayılı kararı gereğince dava konusu taşınmazın davacı idare adına tescil ve yol olarak terkin edildiği gözetilmeksizin, davanın usulden reddedildiği dikkate alınarak davacı idare adına kayıtlı dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile önceki maliki olan davalılar adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
4. Davacı idare tarafından Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı öncesinde depo edilen bedelin, davalılar tarafından bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faiziyle birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bu hususta da olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Kamu düzeni gereği yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "Davaya konu İstanbul ili, ..., ... 1527 parsel sayılı taşınmazda 20.01.2020 tarihli fen bilirkişisi ..tarafından düzenlenen rapor ve ekli krokide (E) harfli sarı boyalı 1.626,80 m² alan ile B1 harfli ile ... boyalı 829,62 m² ve B2 harfli ... boyalı 1.026,98 m² alan olmak üzere gösterilen toplam 3.483,40 m²lik kısımda davacı idare adına tescil ve terkin yapılması halinde tapu kaydının iptali ile intikal yapılmamış ise ... adına, intikal yapılmış ise davalılar adına kayıt ve tesciline", cümlesinin eklenmesine, hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "Davacı idare tarafından depo edilen fark bedelin 2.773.829,58 TL bedel davalılar tarafından bankadan çekilmemiş ise davacı idareye iadesine, çekilmiş ise bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı idareye verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.