Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1066 E. 2025/11647 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1066
Karar No
2025/11647
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4395 Esas, 2024/3997 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Saruhanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/555 Esas, 2023/150 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili .... ilçesi, ... Mahallesi 116, 117, 118, 119, 120 parsel sayılı taşınmazlara kanal geçirilmek suretiyle el atılması nedeniyle kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının söz konusu davaya konu parseller ile ilgili olarak davalı kuruma husumet yöneltmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu parsellere kurumca herhangi bir müdahale olmadığını, bu nedenle açılan davanın kötü niyetli olduğunu ve reddi gerektiğini, kurumca davacı yanın avukatlarının kuruma dilekçe ile başvurması üzerine ;"....ilgi dilekçeniz ve ekleri incelendiğinde takbis (Tapu Kadastro Bilgi Sistemi) verileri ile karşılaştırma yapılmış ve bahse konu taşımazların takbis verilerine göre kök muris ... ya da dilekçeniz ekindeki mirasçılık belgesi bilgilerinde geçen mirasçılar ile mevcut parsel sahiplerinin aynı kişiler olmadığı ve uyuşmadığı anlaşılmıştır. Konu ile ilgili olarak şifahen tarafınıza bilgilendirme yapılmıştır...” şeklinde yazılı cevap verildiğini, iş bu cevap ile de anlaşılacağı üzere davacının iddia ettiği gibi kurumca herhangi bir işlem yapılmadığını, buna rağmen davacı kurum aleyhine açılan iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucunda verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, delillerin eksiksiz toplanmasının kanun gereği olduğunu, İlk Derece Mahkemesinde açtıkları davanın altı yıl sürüncemede kaldığını, sayısız defa Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne, Şehzadeler İlçe Tapu Müdürlüğüne ve Saruhanlı İlçe Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazıldığını, her defasında ilgili kurumlardan aynı cevapların verildiğini, TKGM Arşiv Dairesi Başkanlığı tarafından ilgili kayıtlara Eylül 319 tarihinde rastlandığı, fakat kayıtların revizyon kayıtlarına ulaşılamadığı mahalli tapu müdürlüğünden sorulması gerektiğinin bildirildiğini, buna karşılık Şehzadeler Tapu Müdürlüğünden verilen cevapda da TKGM Arşiv Dairesi Başkanlığından çıkarılan kayıtlarda gitti kayıtları belirtilmediğinden Müdürlüklerince tespit yapılamadığı, Genel Müdürlükten sorulması gerektiği şeklinde cevaplar verildiğini, bu nedenle söz konusu parsellerin güncel tapu kayıtlarına bir türlü ulaşılamadığını, Devlet eliyle toplanması gereken delillerin taraflarınca toplanması mümkün olamayacağından ilgili tapu kayıtlarına ulaşılamadığını, Osmanlıca kaydı bulunan taşınmazlara ait güncel tapu kaydını mahkemeye göndermenin Devletin görevi ve sorumluluğunda olduğunu, ekte sundukları Anayasa Mahkemesi ilâmları ve birçok kararda da vurgulanan etkili başvuru ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, Arşiv Dairesinden gelen Osmanlıca kayıtların kendi çabalarıyla tercüme ettirilmesi sonucu söz konusu taşınmazların kök murisleri olan ..... oğlu .....'e ait olduğunun ortaya çıktığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçelere göre, .... Mahallesinde kain 116, 117, 118, 119 ve 120 parsel sayılı taşınmazların başka şahıslar adına kayıtlı olduğu, taşınmazların mevcut tapu kayıtlarında yer alan hak sahipleri ile davacının kök murisi .... ya da dava dilekçesi ekindeki mirasçılık belgelerinde yer alan mirasçılar arasında herhangi bir bağlantı mevcut olmadığı, öte yandan dava dilekçesine ekli .... ili, .... ilçesi .... Mahallesinde kain ve kök muris .... adına eski Türkçe kayıtlarda yer alan cilt 55, sayfa 41, No:116-117-118-119 -120 parsel sayılı taşınmazların kadastro bilgileri, geldisi-gittisi, sonradan revizyon görüp görmediği hususlarında Mahkemece yapılan tüm araştırmaların sonuçsuz kaldığı, davacı tarafça dava konusu yapılan taşınmazlara ilişkin herhangi bir ada parsel numarası bildirilmediği, kamulaştırmasız el konulduğu iddia edilen yerin davacı tarafça bildirilmesi gerektiği, dosya kapsamına göre dava konusu yerin neresi olduğunun tespit edilemediği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1066, K. 2025/11647, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1066-e-2025-11647-k-aa1e6ecd547d