Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1037 E. 2025/11550 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1037
- Karar No
- 2025/11550
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/363 Esas, 2024/105 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; .... ili, .... ilçesi ... Mahallesi ... ada.... parsel sayılı taşınmazın müşterek maliki olduğunu, dava konusu bu taşınmazın 4.465,50 m² kısmı ... Devlet Karayolu nedeniyle yol inşaat ve emniyet sahası tesis etmek amacıyla davalı idare tarafından kamulaştırılmasına karar verildiğini, Ordu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/74 Değişik İş 2013/119 Karar sayılı dosyası ile taşınmaza acele el konulmasına karar verildiğini, daha sonra Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/814 Esas, 2018/298 Karar sayılı dosyasında davalı kamulaştırma bedelini depo etmediği için davanın reddine karar verildiğini, davalı kurumun kamulaştırma yapmaksızın taşınmaza haksız el attığını, el atılan kısımların şimdilik 5.000,00 TL bedelinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli ve 2019/78 Esas, 2022/10 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2022 tarihli ve 2022/954 Esas, 2022/1025 Karar sayılı kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin04.04.2022 tarihli ve 2022/954 Esas, 2022/1025 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; taşınmazın değeri belirlenirken öncelikle dava konusu ... ilçesi, .... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın arsa mı, arazi mi olduğunun belirlenmesi gerektiğinden taşınmazın değerlendirme tarihi olan 22.02.2019 gününde 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içinde olup olmadığı, değilse belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun mahal olup olmadığı, en yakın yerleşim birimlerine, kamu kurum ve kuruluşlarına olan uzaklığının ne olduğu hususları Belediye Başkanlığından sorulup, alınacak yazı cevabına göre, taşınmazın vasfı belirlendikten sonra taşınmazın niteliğine göre oluşturulacak bilirkişi eşliğinde mahallinde keşif yapılarak değerinin tespiti ve arsa olarak değerlendirilmesi durumunda ise Dairemize intikal eden Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/114 Esas, 2021/191 Karar sayılı dosyasında dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmaza 22.02.2019 değerlendirme tarihi itibarıyla belirlenen değer gözetilerek, dava konusu taşınmaz ile adı geçen parselin eksik ve üstün yönleri kıyaslanarak sonuca göre, karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda el atma nedeniyle oluşacak değer düşüklüğünün dikkate alınmadığını, m² değerinin düşük tespit edildiğini, faizin el atma tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın arta kalan kısmında değer artışı oluştuğunu, emlak m² değeri arasındaki kat oranının dikkate alınması gerektiğini, el atma bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür. C.Gerekçe 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.