Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1001 E. 2025/11574 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1001
- Karar No
- 2025/11574
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/240 Esas, 2024/1917 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/348 Esas, 2022/699 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların davalı idare yönünden esastan reddine, davacı yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .... ili, ..... ilçesi, .... Mahallesi .... parsel (ifrazla 1352/B parsel) sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen yol yapılmak suretiyle el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza 1990 yılında fiilen el atıldığını, ancak noter tebligatı yapılamadığı gibi kamulaştırma bedelinin de ödenmediğini, keşif yapılarak taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, ek beyan dilekçesi ile de el atma tarihi itibarıyla müvekkili lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın değerinin hesaplanmasında el atma tarihindeki niteliğinin esas alınması gerektiğini, emsal alınan taşınmazların dava konusu taşınmaz ile benzer niteliklere sahip olmadığını, dava konusu taşınmazdan daha değerli olan taşınmazların emsal alındığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairece öncelikle davacı vekilinin 14.06.2023 tarihli ek istinaf dilekçesinin yasal süreden sonra verildiği nazara alınarak süre nedeniyle usulden reddine hükmedildiği, kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin ilgili idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi İlk Derece Mahkemesince belirlenen bedelin dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda belirtilen özelliklerine göre adil ve hakkaniyetli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, ancak bu tür davalarda değerlendirmenin dava tarihine göre yapılması gerektiği, değerlendirme dava tarihine göre yapıldığından ıslahla artırılan kısma dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken bu kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesinin doğru olmayıp davacı vekilinin asıl istinaf dilekçesindeki istinaf itirazının yerinde görüldüğü, kamu düzeni yönünden yapılan incelemeye göre ise davalı harçtan muaf olduğu hâlde, harçların yargılama giderine katılarak davalıdan tahsiline karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle istinaf edilmeyen kısımlar aynen muhafaza edilerek kararda maktu vekâlet ücretine hükmedildiğinden bu konuda davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak uyarınca yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine karar verilmek suretiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki ... ili, .... ilçesi, .... Mahallesi ... parsel (ifrazla .../B parsel) sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, istinaf incelemesinde ileri sürülmeyen bir hususun temyiz yolunda ileri sürülmesinin mümkün olmadığı da gözetildiğinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.